As soon as you open an account Bet365 will send you a 10 digit Offer Code via email. Receive Your £200 bet365 Welcome Promo Bonus plus £50 Mobile Promo

Ergün Aybars: Evrensel Lider ATATÜRK

MAKALELER

Evrensel Lider ATATÜRK

 

                                                              Ergün Aybars *

           Evren, mükemmel ahenk ve denge içinde kurulu sonsuz bir düzeni ifade eder. Galaksileri, güneş sistemleri ve üzerinde yaşadığımız dünyadaki yaşamın düzen ve ahengi, düşünürlere ve tüm insanlığa felsefi, dini ve ilmi alanda daima en güzel olanı ilham etmiştir. Evrensel veya eski deyişle, cihanşümul, İngilizce “Üniversal” deyimi, tüm insanlık için, yararlı, güzel, doğru, mükemmel olan ve her zaman ve her yerde geçerli olanı ifade eder. Bu terim daha çok son yüz elli yıllık dönemde kullanılmaya başlandı, giderek anlamı güçlendi ve yaygınlaştı. 19.yüzyılda yalnızca Batı dünyasında bir anlam ve amaç ifade eden bu kavram 20. yüzyılda özellikle Birinci Dünya Savaşı sonrası giderek yaygınlaştı ve İkinci Dünya Savaşı sonrası ise etkin bir anlam ve güç kazandı. Barış ve özgürlük, insanlığın mutluluğu gibi kavramlar yaygınlık kazanırken, savaş ve savaşa yol açan ideolojilere karşı da tepki arttı.

Tarihi araştırmaların bilimsel olmasını sağlayan yöntem sebep-sonuç ilişkilerini objektif olarak değerlendirmektir. Olayların kanıtlanması ise belge ile olur. Ord. Prof. Enver Ziya KARAL’ın ifadesiyle belge varsa tarih vardır. Her olay kendisinden önceki olayların sonucu olurken, kendisinden sonraki olayların da sebebidir. Bu döngü tarihin sürekliliğinin ve değişkenliğinin esasını oluşturur. Tarihçiliğin benimsediği temel bir esas, “tarihte değişmeyen tek şey ‘değişim’dir.”

 

              Günümüz dünyasını etkileyen ve ona biçim veren ilmi, ideolojik, sosyal, ekonomik, siyasi, sanatsal, hemen tüm akımlar, düşünceler ve kurumlar “Hümanizm-Rönesans” sonrası Avrupa’nın geçirdiği aşamalar sonucunda ortaya çıkmıştır. İnsan aklının özgürlüğü, ilimin yaşamda her alanda insan toplumları için esas ölçü olması, aydınlanma çağı ve Fransız Devrimi, sanayi devrimi ve bunlara bağlı olarak 20.yüzyılın iki büyük savaşı insanlığın bugününü hazırlamıştır. Günümüze dek olan bu gelişmelerde çağdaş uygarlık veya başka bir deyişle Batı uygarlığı ve onun içinden yetişen ilim adamları, düşünürler, sanatkârlar, devlet adamları vb. ön planda yer aldılar. Bu isimler içinde insanlığa hizmeti geçen ve saygıyla anılanlar bulunduğu gibi, insanlığa felaket getiren tarihe kötü anılar bırakanlar da bulunuyordu. Batı da değil de Doğu da yetişen, ama yetişmesinde Batının temel değerleri de bulunan bir insan, düşünce ve eylemiyle tarihe, insanlığa yaptığı büyük hizmetle ilk örnek olarak geçti. Düşüncesi ve eseri evrensel olan bu insan Mustafa Kemal Atatürk’tür.

                Modern Türkiye’nin Doğuşu büyük bir devrimin eseridir. Türk devriminin gerçekleştirdiği yeni Türkiye, Atatürk’ün eseridir. Atatürk yeni Türkiye’nin kurucusudur. Bunu başaran Atatürk’ün kendisi Türk toplumu için yeni bir insan tipidir. Bütün eserleriyle, fikirleriyle, kişiliği ile örnek bir insandır. O’nu hâlâ örnek bir insan yapan kişiliğini daha gençliğinden görüyoruz. Suriye’de bulunduğu 1908 yılında arkadaşı Müfid’e “Bugünün adamı mı olmak, yarının adamımı olmak istiyorsun?” der. Atatürk, hâlâ yarının adamıdır. Yalnız Türkiye için değil, bütün mazlum uluslar ve insanlık için yarının adamıdır. O’nu yarının adamı yapan yüksek insan nitelikleri idi. Atatürk evrensel kişiliği sebebi ile UNESCO tarafından 1963 yılında ve 1981’de “eğitim, bilim ve kültür alanında yaptığı devrimle”  örnek insan olarak tüm Dünya’da anıldı.

             M. Kemal, Anafartalar savaşında İngiliz askeri gücünü mağlup ederek, Çanakkale cephesini yenik olarak terk etmeleri sebebiyle Dünya tarihinin akışını değiştirmiştir. Yalnız bu başarısı bile tarihin çok önemli kişilerinin arasında yer almasına yeterlidir. Savaşı bir yılda bitirme Planlarını yapan Churchill ve Savaş Bakanı LordKitchener, Çanakkale'yi geçen İngiliz donanmasının Osmanlı başkentini tehdit edip, Yunan ve Bulgar ordularının İngiltere yanında savaşa katılacağı ve Kırım üzerinden Rus ordularının ihtiyacı olan silah, cephane ve diğer ihtiyaç malzemelerini göndererek Almanya'yı Batıdan ve Doğudan sıkıştırıp bir yıl içinde savaşı kazanacaklarını planlamışlardı. Churchill anılarında “Bu yenilgi benim politik kariyerimi yirmi yıl geciktirdi, Kitchener'in politik yaşamı ise sona erdi” der. Bu sebeple savaş dört yıl sürdü. Galipler de mağluplar kadar ağır yıkıma uğradılar. Yirmi milyona yakın insan savaş içinde öldü. Savaşın bitiminden sonra ise İspanyol gribi ve sefalet sebebiyle otuz milyonu aşkın insan öldü. Alman, Avusturya ve Osmanlı imparatorluları yıkıldı. Rusya'da Bolşevik komünist bir ideolojiye dayanan Sovyetler Birliği kuruldu. 1922'de İtalya'da Mussolini faşist bir yönetim kurdu. Paris Barış Konferansının sözde barış anlaşmaları İkinci Dünya Savaşının sebebi olurken, 1930'da ekonomik çöküntü, Avrupa'nın büyük bir bölümünde, başta Almanya'da Nazi Partisi Hitleri iktidara getirirken, diğerlerinde faşizm yayıldı. İngiltere, Fransa ve Baltık ülkeleri ile Çekoslovakya’da demokrasi vardı.  

Atatürk, Türkiye tarihinin en önemli bir döneminde, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkıldığı Türklüğün İç Anadolu’ya tıkılıp, İngiltere güdümünde Halife-Padişah’ın yönetiminde bir devlet haline getirilmek istendiği; Doğu Anadolu’nun kurulacak bir Ermenistan’a, Trakya-Ege bölgelerinin Yunanistan’a verileceği, Halife Sultan’ın buna boyun eğdiği, aydınların Amerikan Mandası’na sığındığı, halkın kendi yöreleri içinde çaresiz bir şekilde çırpındığı, ülkenin aç, salgın hastalıklar ve uzun savaş yılları sebebiyle perişan olduğu, tarihin akışının “Sevr” ile noktalanacağı, Emperyalizmin amacına ulaşacağı bir sırada tarihin akışını değiştiren insandır. Yunan Büyük İdealini, Ermenistan hayallerini yıkan ve onlarla işbirliği yapan iç hıyanet cephesini çökertip emperyalizmi yenen, bağımsız, çağdaş, uygar Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atan Atatürk hâlâ günümüzün en güçlü lideridir. Ulusuna akıl ve bilim yolunu gösteren, dönemin Avrupa’sındaki komünist ve faşist ideolojilerin etkisinde kalmayıp, bütün güçlüklerine rağmen ülkesinde demokrasi fikrini inşa ederek, insan haklarına dayalı uygar bir sistemin temelini atan Atatürk, yalnızca Türkiye için değil tüm geri kalmış uluslar için de bir ülkü olmuştur. Norveç'te bir deyiş varmış “Mustafa Kemal gibi düşün. Mustafa Kemal gibi yap”. Bu sözün anlamı: “En umutsuz anlarında bile bir kurtuluş yolu bulunabilir, mücadeleden vazgeçme.” Demekmiş. Bir Türkün Norveç’te Atatürk’ü anlatan konuşmasından sonra, Norveçli bir bayan, bu sözü söyleyip, ne demek olduğunu şimdi anladım açıklamasını yapmıştır. Çin Halk Cumhuriyetinde lise öğrencilerine, önemli liderler olarak Lenin, Mao, Gandi ve Mustafa Kemal Atatürk öğretilmektedir. Atatürk, bağımsızlık savaşçısı ve aydınlanmacı özelliğiyle belirtilmektedir. 1960’lı yılların sonlarında Küba’da yapılan sosyalist partiler toplantısında, bir Türk temsilci Fidel Castro’ya,” bize de sizin gibi bir lider gerekli” deyince, Castro: “Sizin Atatürk' ünüz var” yanıtını verir. İngiliz sömürgesi olan Hindistan’da Nehru ve arkadaşları hapisteyken Türkiye’de cumhuriyet ilan edildiğini duyarlar ve o gece Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu yaktıkları meşalelerle kutlarlar. ABD Başkanı Ruzwelt'in hayranlık duyduğu Atatürk, Hint Müslümanlarından Cezayir bağımsızlıkçılarına tüm Dünya için örnek olma özelliğini sürdürmektedir. Atatürk, Hitler’in zulmünden kaçan Yahudi asıllı Alman profesörleri Türkiye’ye kabul ederek de insanlık dersi alınacak bir örnek göstermiştir. Belçikalı diplomat Türk meslektaşına yolladığı kutlama yazısında,” Türkler Atatürk’ü Allah’a, ondan sonra yapılan her şeyi Atatürk’e borçludur” demektedir.

* Prof. Dr.