As soon as you open an account Bet365 will send you a 10 digit Offer Code via email. Receive Your £200 bet365 Welcome Promo Bonus plus £50 Mobile Promo

Sivas Katliamları Bitmedi

BASIN AÇIKLAMALARI

Sivas’ta 24 yıl önce bugün, din adına, kutsal değerler adına büyük bir katliam yaşandı. 35 aydınımızın yaşamını yitirdiği bu katliam gericiliğin ne ilk ne de son cinayeti idi.

 

Yüz yılların karanlığında, cinayetlerin işlendiği kentler değişse de, cinayetleri işleyen örgütlerin isimleri değişse de her seferinde aynı çağdışı vahşi anlayışla yüz yüze geldik ve Sivas’ın hesabını sormayı başaramadığımız için de bu kanlı cinayetler dizisi Sivas’ta son bulmadı. 

 

Cinayetlerin işlendiği yer bazen Menemen oldu, bazen Kahramanmaraş, bazen Çorum, bazen Sivas ve tekrar Sivas…

 

Geçen yıl 15 Temmuz’da ise başta gazi meclisimiz olmak üzere bütün ülke…

 

Bazen kör testere ile kestiler, bazen kurşunladılar, bazen yaktılar, bazen de beton altına gömdüler. Kanlı örgütlerin merkezleri Nakşibendi tekkeleri, Hizbullah çeteleri, Hizbut Tahrir hücreleri ya da topraklarımızda eğitilmiş uluslararası IŞİD kampları oldu.

 

Geçen yıl Sivas katliamını anmamızın üzerinden 2 hafta geçmeden yine din adına, ama bu kez ABD’nin Pensilvanyası’nda üslenmiş FETÖ aracılığı ile cumhuriyetimizi ve ordumuzu yok etmeye kalkıştılar.

 

Canilerle hesaplaşamadığımız için günümüzde IŞİD adıyla bilinen ve emperyalizmin doğrudan silahlandırdığı bu çeteler, artık Ankara’da, İstanbul Beyoğlu’nda, Atatürk Havaalanı’nda insanları kitleler halinde bombalarla paramparça ederek, yeni yıl kutlamalarında onlarca insanı kurşunlayarak yok ediyor. FETÖ adlı örgüt ise devlet içinde yuvalandırılmış müritlerini yıllarca darbeyi indireceği güne kadar sabırla bekletiyor. 

 

Bu vahşi cinayetler gericilikle köklü ve tarihi bir hesap görülmeden sona ermeyecek ve bu hesaplaşma mutlaka ama mutlaka yapılacaktır.

 

Siyasi iktidarın, FETÖ ve benzeri terör örgütlerini devlet içinden temizlerken, yerine aynı ideolojik kaynaklardan beslenen ve Atatürk'e, cumhuriyet değerlerine kin güden kadroları yerleştirerek sorunu çözemeyeceği açıktır. 

 

Bu örgütlere şu ya da bu şekilde destek verenlerin bir dönem için iktidarlar içinde mevzilenmiş olması, bazılarının ise halen ortaya çıkarılmamış olması, bu tarihi hesaplaşmanın hiç yapılmayacağı anlamına gelmez. Bu hesaplaşma yapılmadan da Sivaslar bitmez.

 

Ancak böyle bir hesaplaşmadır ki Sivas’ta 24 yıl önce yaşanan acıları biraz olsun hafifletecektir.

 

Sivas’ta 24 yıl önce yitirdiğimiz canları bir kez daha saygı ile anarken eli kanlı katilleri ve destekçilerini lanetliyoruz.

 

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi