Çanakkale: Emperyalist Saldırganlığı Durdurmanın Simgesi  

 

Tarihimizin en şanlı sayfalarından olan Çanakkale Deniz Zaferinin 102. yıldönümünü kutluyoruz. Çanakkale Deniz Zaferi ve ardından gelen kara muharebeleri, sadece Türk ulusu için değil, ezilen tüm uluslar için emperyalizme karşı bir zafer günüdür. Çanakkale, aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün tarih sahnesine çıkarak dünya tarihini değiştirdiği yerdir.

 

Durdurulamaz sanılan işgal ordularının, ölüm kusan “modern” savaş makinelerinin, devasa savaş gemilerinin, saldırgan ittifakların yurtlarını savunan yoksul, ama inançlı göğüslere çarpıp eridiği şanlı bir zafer günüdür 18 Mart 1915.

 

Birinci Paylaşım Savaşı öncesi “paylaşılacaklar” listesinin birinci sırasında yer alan Osmanlı Devleti, bir olup bitti sonucu 27 Ekim 1914 tarihinde kendisini tarihin en kanlı savaşlarından birinin içinde buldu. 1915 yılının Şubat ayında, saldırgan devletlerin ölüm kusan dev savaş gemileri Çanakkale Boğazını keserek 19 ve 25 Şubat tarihlerinde Türk mevzilerini bombaladı. Bütün hazırlıklarını tamamlayan saldırganlar, 18 Mart sabahı Çanakkale Boğazını bir günde geçiverip İstanbul’a ulaşıverme hayalleri ile saldırıya geçtiler. Tarihin gördüğü bu en zalim armadaya komuta edenlerin hayalleri ve modern savaş gemileri birkaç saat içinde boğazın serin sularına gömülüverdi.

 

Çanakkale deniz yolu ile geçilememişti. Ancak asıl kanlı savaşlar bundan sonra başlayacaktı. Deniz yolu ile geçilemeyen Çanakkale karadan geçilecek ve İstanbul yolu açılacaktı. 25 Nisan sabahının erken saatlerinde yoksul ülkelerin askerleri ile desteklenmiş işgal orduları Gelibolu yarımadasının 5 noktasına çıkarma yaparak yeni umutlarla saldırıya geçtiler. Ancak Türk askerinin vatanseverliğini hesaba katmadıkları gibi Yarbay Mustafa Kemal’i tanımamışlardı. İşgalcilerin Yarbay Mustafa Kemal ile tanışmaları geç ve acı oldu ve bu tanışmayı bir daha hiç unutmayacaklardı. Conkbayırı, Kocaçimentepe ve Anafartalar kesimlerinde tarihin en kanlı savaşları yaşandı. Ama Çanakkale geçilemedi. Geçilemezdi…

 

İşgal kuvvetleri bu savaşı unutamadılar ama, ülkemizde birileri Çanakkale savaşlarını 18 Mart gününden ibaret sayıp Mustafa Kemal Atatürk’ü ve O’nun bu savaştaki rolünü görmezden geliyorlar. Oysa 6 ve 9 Ağustos 1915 tarihinde Çanakkale savaşının en tayin edici ve kanlı savaşları yaşandı. Bu tarihten sonra “Çanakkale Geçilmez” sloganı dünyaya öğretildi. Aynı yılın Aralık ayında işgal kuvvetleri gösterişle geldikleri Çanakkale Boğazından sessiz sedasız ayrıldılar.

 

Bu savaş, bütün paylaşım savaşının kaderini değiştirdi. İstanbul’a ulaşıp müttefikleri olan Çarlık Rusya’sının kuvvetleriyle birleşemediler. Savaşın bu kader anından sonra Rusya’da tarihin en çarpıcı devrimlerinden biri ve ilki yaşandı. Yeni rejimi kendileri için “tehlikeli” gören İtilaf devletleri büyük savaşın ardından Sovyetler Birliğini yıkmak için yeni bir savaşa girişirken kaçınılmaz bir ittifakın doğmasına da yol açtılar. 19 Mayıs 1919 tarihinde Çanakkale kahramanı Mustafa Kemal Paşanın Samsun’a ayak basması ile başlayan Ulusal Kurtuluş Savaşımız Çanakkale Zaferinin dolaylı sonucu olan Sovyetler Birliği’nde güçlü bir dost eli buluyordu.

 

Çanakkale Zaferi bütün ezilen uluslara emperyalizmin durdurulabileceğini öğretirken, saldırgan emperyalist ülkelere de canlarının istediği her yere ellerini kollarını sallayarak giremeyeceklerini acı bir şekilde öğretiyordu. Savaşa katılan ülkelerin “centilmenler savaşı” adını verdikleri bu kanlı savaşların anısına işgal ordularının askerleri için yapılan Anzak anıtına Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı sözler, bu kanlı savaşın ardında bir insan yüreği olduğunu bütün dünyaya anımsatıyor.

 

“Uzak memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar; burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar; göz yaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

 

Yeryüzünde bir askerin işgalci askerler için söyleyebileceği en insancıl sözler, aynı zamanda bu topraklara göz dikip yeniden gelmeye niyetlenecekler için de yeni mezar taşlarının ve anıtlardaki sözlerin ne olacağını da anımsatıyor. Bu nedenle Çanakkale Boğazının sırtlarında yazan ve Necmettin Halil Onan’ın aynı adlı şiirinden alınan “Dur Yolcu” sözleri, işgalcilere de “Dur” denilen tarihin bu acılı sahnesini bir kez daha anımsatmaktadır.

 

Büyük Şair Mehmet Akif Ersoy’un “Çanakkale Şehitlerine” adlı şiiri ve Necmettin Halil Onan’ın “Dur Yolcu” şiiri Çanakkale Zaferinin Deniz Zaferinin yıldönümü olan 18 Mart ile sınırlı olmadığını ve Mustafa Kemal Atatürk’ün tarih sahnesine çıktığı büyük bir zafer destanı  olduğunu dosta düşmana bir kez daha anımsatıyor.

 

Çanakkale’de savaşan ve yitiren tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyor, Çanakkale Deniz Zaferinin 102. yılını gururla kutluyoruz.

 

Atatürkçü Düşünce Derneği

 

Genel Merkezi