ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI BASIN AÇIKLAMASI: MİLLET EGEMENLİĞİ DEVREDİLEMEZ!

23 Nisan 1920 tarihi, Cumhuriyetimizin temel değerleri açısından milattır. Kurtuluş savaşını yöneten, Türkiye’yi  emperyalizmin işgalinden kurtaran ve egemenliği saraydan alıp millete veren, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Gazi Meclisimizin üyelerini ve bu uğurda şehit veya gazi olan tüm vatan evlatlarımızı saygıyla anıyoruz.

Bugün, Ulusumuz 600 yıllık saltanat yönetimini terk ederek, tam bağımsız, özgür ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atmıştır. Bu nedenle başta Türk Ulusu olmak üzere, geleceğimizin teminatı tüm çocuklarımızın dünyada eşi benzeri bulunmayan Bayramı’nı yürekten kutluyoruz.

Atatürk önderliğinde başlattığımız Türk Devrimi’nin kadroları, ulusumuzun eğitsel,kültürel, mali ve sosyal yönden gelişmesini amaçlarken, yönetsel olarakta ulusun egemenliğinin gerçek anlamda yönetime yansıdığı;, demokratik, laik , bilimsel ve akılcı yol – yöntemlerin geçerliliğini savunuyorlar, bunları en kısa sürede kalıcı hale getirebilmek üzere çalışıyorlardı. Cumhuriyetimizin ivmesi bu yöndeydi. Oysa Atatürk’ün ölümüyle başlayan durağanlaşma ve daha sonra gerici iktidarlar dönemleriyle bu ilerleme yarıda bıraktırılmış, hatta geriye çevrilmiştir.

Cumhuriyeti yıkmayı amaçlayan zihniyetin son girişimi, 16 Nisan’da yapılan Anayasa Referandumu olmuştur. Getirilmek istenen ucube sistem ile 97 yıl önce saraydan alınıp millete verilen egemenlik hakkı, tam tersi olarak milletten alınıp saraya verilmektedir. Bu durum anayasa değişikliğini savunanları sevindiriyor gibi gösterse de, esasen 15 yıllık siyasi iktidarın kuvvet olarak geriye gidişini göstermesi bakımından önemlidir. Daha doğrusu, devlet olanaklarından yoksun, eşitsiz bir yarışta, halkın çok değişik kesimlerinin dayanışma içinde birleşerek hayır demesi, gelecek güzel günler için önemli  bir işarettir.

Türk Ulusu, kanla, irfanla kurduğu cumhuriyete ve onun temel değerlerine mutlaka sahip çıkacaktır.    Bu basit bir temenni değildir. Bu coğrafyada, ucunda kaçınılmaz olarak kan ve gözyaşı olan, etnik ve mezhep temelli politikaların dışında yaşamanın tek yolu olduğu için bir zorunluluktur. Atatürkçü Düşünce Derneği, bu mücadeleyi her şart altında yılmadan, yorulmadan sonuna kadar sürdürme kararlılığındadır.

TBMM’nin açılışının 97.yılında; vatanda n, cumhuriyetten  ve emekten yana; hukuk ve demokrasi kurallarını işletecek bir ulusal yönetim ve tam bağımsız bir Türkiye için; Siyasi Partiler, Demokratik Kitle Örgütleri, Sendikalar ve Meslek Odaları başta olmak üzere tüm kurum ve kişileri, ortak çaba göstermeye çağırıyoruz.

 

                                                                                                   Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi