Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Sn.Tansel Çölaşan’ın 10 Kasım 2013 Tandoğan Konuşma Metnidir.

Değerli Yurtseverler,  Atatürkçüler  hoşgeldiniz.

  • Burada; Cumhuriyetimizin ve çağdaş Türkiye’nin kurucusu,

Yokluğu her geçen yıl daha derinden hissedilen büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü, aramızdan ayrılışının yetmiş beşinci yılında saygıyla anıyoruz.

 

  • Arkadaşlar, ülkemiz bugün, sadece içerideki sosyo – ekonomik sorunlarla değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel sorunlarla da karşı karşıya.
  • Tüm dünyada barış ve güvenlik içinde yaşam anlayışını, bunun etkilerini, sosyal ve siyasal patlamaları izliyoruz.
  • Toplumların demokrasi içinde akılcı ve adil yönetim ihtiyacı her zamankinden daha fazla.
  • Gerçek demokrasi, yani sayısal çoğunluğun, sayısal azınlığa tahakküm etmediği, çoğunluğun değil, çoğulculuğun esas olduğu katılımcı demokrasi isteği öne çıkıyor.
  • Sandıktan çıktım, dilediğimi yaparım” görüşünün katılımcı demokrasi anlayışı ile bağdaşmadığı artık gözle görülüyor.
  • Özgürlük ve eşitlik temelinde çağdaş bir demokrasiden başka çıkar yol olmadığı deneylerle anlaşılmış bulunuyor.

 

  • Ülkemizde de geçtiğimiz yıl 19 Mayıs’ta başlayan, 29 Ekimlerle devam eden, TAKSİM’de taçlanan ve bugün tüm yurda yayılan olaylarda HALKIMIZ:
  • İktidarın son 10 yılda toplumu sürekli bölerek, ayrıştırarak sürdürdüğü yönetim biçimine ve Laik Cumhuriyeti itibarsızlaştırarak yıkmaya, vatanın bütünlüğünü, milletin birliğini yok saymaya ve kendi ahlak kurallarını halka dayatmaya yönelik faşizan siyasetine DUR 

                  

  • Ülkemiz, 1980’lerden beri süregelen emperyalist bir saldırı altında. Ulus devletüniter devlet ve laik devlet yapımız hedefte.
  • Bugün ekonomisi çökmüş, dışa bağımlı sıcak para ile yaşayan bir AÇIK PAZARIZ.
  • Sıra siyasi YIKIMDA. Nedir bu siyasi yıkım? Üniter / merkezi devlet yapımızın sonlanması yani bölünme:
  • Önce yerel yönetimlere yetki genişliği, sonra özerklik, daha sonra da kurulması planlanan büyük Kürdistan için toprak vereceğiz. VATAN BÖLÜNECEK.

 

  • Öte yandan İdeolojik olarak laik devlet modelinin yerini 1980’lerde, Türk – İslam sentezi, sonra ILIMLI İSLAM aldı. Şimdi ise dolu dizgin şeriat devletine
  • Neden mi? Büyük Ortadoğu Projesinin bölge ülkeleri için çizdiği yol haritası böyle. Bölgede:
  • Ekonomik olarak, açık pazara uygun liberal ekonomi,
  • İdeolojik olarak, demokrasinin olmadığı siyasi İslam,
  • Siyasi olarak da anlaşarak-ya da-işgalle sınırların yeniden çizilmesi sözkonusu.
  • Plan bu.

 

  • Projenin amacı: BATI’nın, özellikle ABD’nin Asya’ya açılan bu bölgede KONTROLÜ elinde tutmasını sağlayacak yönetimler oluşturmak ve yeni bir İsrail yani Büyük Kürdistan’ı kurmak.
  • Proje Bölge ülkelerindeki YERLİ unsurlar eliyle (yani anlaşarak) ya da (olmazsa) işgallerle yürütülüyor.
  • Ülkemizde bu proje 2002’li yıllardan beri iktidar eliyle yürütülüyor.
  • İktidar, bir yandan kendi ahlak kurallarını faşist yöntemlerle halka dayatıyor.
  • Öte yandan Demokrasi paketleri ile ülkeyi bölünmeye- etnik / dini / mezhepsel ayrıştırmaya ve laik cumhuriyet yerine şeriat devletine giden yolun yapı taşlarını döşemeye çalışıyor.
  • (Yeni) Anayasa oyunu da bu amacı taşıyor.
  • Direnen, DUR diyen halka da daha çok devlet şiddeti – daha çok TOMA, gaz ve tazyikli su var.
  • Oysa halk laik Cumhuriyet sayesinde (kötü de işlese) yarım yüzyıllık deneyimle demokrasi kültürüne sahiptir; Demokrasinin sadece seçimlerden ibaret olmadığını, sandıktan çıkmış olmanın keyfi yönetime gerekçe olamayacağını, hak ve özgürlüğe saygı ve eşitliğin Demokrasinin temeli olduğunu – Bugün hem bu değerlerin – hem de bu “bilinci” kendisine veren laik – çağdaş cumhuriyetin tehlikede olduğunu görüp O’na sahip çıkmaya karar vermiştir.
  • Bugün halk her yerde faşist ve totaliter bu yönetime karşı DİRENMEKTEDİR.
  • ARTIK BİLİYORUZ: Türk Milleti laik demokratik rejimden geri adım atılmasını istemiyor.
  • Türk Milleti, Türkiye’nin hem bölgesel bir dış savaşa girmesine, hem de içerideki etnik- dini- mezhepsel çatışmalara karşı.
  • Türk Milleti, Laik Cumhuriyet’in temel ilkelerinden ödün vermeden, bu vatanda kardeşçe, birlikte yaşamak istiyor.
  • Türk Milleti, “Yeni” Anayasa oyununa DUR diyor.
  • Türk Milleti iradesini ortaya koymuştur.

Şimdi görev siyasettedir.

 

  • İktidar, halkın bu haklı sesine kulak vermeli, laik Cumhuriyeti dönüştürmekten, ülkeyi bölmekten vazgeçmeli, halkın demokrasi içinde yaşaması koşullarını oluşturmaya dönmelidir. Demokrasi içinde yeniden seçilmek istiyorsa bunların şart olduğunu görmelidir.
  • Muhalefet ise; mecliste halkı temsil ettiğini unutmamalı, iktidarın kurduğu sınırlar içinde muhalefet yapmaktan vazgeçip, laik demokratik Cumhuriyete – vatanın bütünlüğüne – milletin birliğine sahip çıkmalı ve Anayasa (oyununa) gelmemelidir.
  • BUNLARI, milletin birliğinden, ülkenin bütünlüğünden ve laik cumhuriyetten ödün vermemeye kararlı olan HALK istiyor.

TÜRK MİLLETİ İSTİYOR.

                                     

         

Son sözlerim şöyle olacak:

Biz halkız,

  • Yeniden doğarız ölümlerde.
  • Çağdaş – Laik – Tam Bağımsız Demokratik Türkiye için, vatanın, milletin bütünlüğü için, mücadeleye devam  edeceğiz.
  • Başaracağız.
  • Laik Cumhuriyet kazanacak.
  • Saygılar sunuyorum.

 

 

Tansel ÇÖLAŞAN

 Genel Yönetim Kurulu Adına

Genel Başkan