Atatürk cumhuriyeti’nin eğitim çınarlarından Kemal Büyükabalı

EĞİTİM ÇINARI

Atatürk cumhuriyeti’nin eğitim çınarlarından Kemal Büyükabalı da, Cumhuriyetin 91.yıldönümü öncesinde, aramızdan ve dünyamızdan ayrıldı. Aksu Köy Enstitüsü’nde yetişmiş bir öğretmenimizdi.

Seki’de, her yerden gelen öğrencileri, dostları, sevdiklerince kavak ağaçları gölgesindeki evinden alınarak toprağa verildi. Örnek yaşamı, Cumhuriyete ve topluma katkısıyla Fethiye’nin belleğinde ve Fethiyelilerin gönüllerinde saygın yerini aldı.

Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940 tarihinde kurulmuştu. Mustafa Kemal Atatürk ve devrim arkadaşları, yeni Cumhuriyetin eğitim ve öğretim politikasını bir devlet politikası olarak ele almışlardı. Ulusal eğitim, ulusal bağımsızlık savaşının devamı olarak köyden ve köylüden başlatıldı. Tüm Anadolu’yu kucaklayan yirmi bir köy Enstitüsü açıldı. Buralardan yetişen öğretmenler Anadolu Aydınlanması’nın, ülke kalkınmasının, çağdaş uygarlığı aşma ülküsünün öncüleri oldular. Bu dönem 1940 – 1946 yılları arasında çok kısa sürebildi. Karşı devrime ödünler vermeye başlayan siyasal iktidarlarca, 1947 de önce yapıları değiştirildi ve 1954 yılında da kapatıldılar.

Kemal Büyükabalı da Seki Köyünden çıkmış, Aksu Köy Enstitüsü’nde yetişmiş ve 1947 de yeniden köyüne bir Cumhuriyet öğretmeni olarak dönmüştü. Köy Enstitülü diğer öğretmen arkadaşları gibi o da Atatürk Cumhuriyeti’nin “yurdunu ve milletini özünden çok seven” bir askeriydi. Atatürk Cumhuriyeti’nin eğitim kahramanıydı.

Köy Enstitülü öğretmenlerimizin yaşamı birbirine çok benzer. Bizim kuşak onları çok sevmiş ve saygı duymuştur.

Kemal Büyükabalı, Fethiye’nin yayla köylerinden Seki’de, toprak damlı bir evde, 1929 da doğdu. Babası Yemen’e gidip gözlerini kaybederek dönebilmiş bir çiftçi… Seki’deki tek öğretmenli tek okulda başlayan, yarı okul yarı tarlada geçen ilkokul yılları… Okul öğretmeni Nuri Abalı’nın çabasıyla Köy Enstitüsü sınavlarına hazırlanış ve sınavı kazanış… 1943 yılında maceralı ve uzun bir yolculuk sonunda Aksu Köy Enstitüsü’ne varış. Okula kayıt için giderken evde unutulan ve sonradan gelen diploma… Fethiye’de vapuru kaçırma telaşı… Gelmeyen vapuru bekleyiş… İki gün sonra Antalya’ya varış… Aksu Durağı’ndaki bakkal ve bekleyen okul aracı…

Sonrası bildiğimiz okul yılları… En sevdiği ve başarılı olduğu Coğrafya öğretmeni Meftuna Tansel’den hep pekiyi alması… Zaten o yüzden yaşamı boyunca aklından çıkmayacak: ”Tarihini bilmeyenlerin coğrafyasını başkaları çizer.” Babasının ölümünü ancak yılsonu tatilinde köye dönünce öğrenmesi ise içinde hep bir yara olarak kalacak.

Kemal Büyükabalı, Seki köyünde on parmağında on marifet bir çalışkanlıkla, 1947 yılından başlayarak on dokuz yıl öğretmenlik yaptı. Köyde okuma yazma bilmeyen kimse bırakmadı. Özellikle yatılı devlet okulları sınavlarına yüzlerce öğrenci hazırladı. Seki’den sonra İzmir Çakabey İlkokulu’na atandı ve 1981 yılında emekli oldu.

Kemal Büyükabalı, sadece ulusal eğitimin değil Atatürk Cumhuriyeti’nin de koca çınarıydı.

Kemal Büyükabalı yaşamı boyunca hep öğretmen kaldı. Ceketinin cebinden Cumhuriyet Gazetesi ve çoğu kez bir kitap hiç eksik olmadı. Dünyaya, ülke sorunlarına akıl ve bilim penceresinden baktı, duyarlı oldu. Eleştirmekten, doğru olanı söyleme ve savunmaktan vazgeçmedi. Okulda, evde, çarşı ve pazarda, dışarıda hep öğretmen oldu.

Şimdi iki yıl önce Seki’deki bir ağaç dikme bayramında, çam fidanı için açılmış bir çukurun başında çekilmiş resmine bakıyoruz… Hava soğumuş, rüzgar esiyor. Başında her zaman olduğu gibi siyah Fethiye kasketi var. Kulaklarını ve boynunu örten kaşkolu kızı takmış olmalı… Toprağa, doğaya, yaşama dair bir eylemin içinde bulunmanın mutluluğuyla başını çevirmiş,  kızıyla konuşuyor.  Dostumuz Nuri Yöntem sanki dediklerini duymuş gibi…

Kuzum beni sarıp sarmalamışsın rüzgara karşı

Biz hiç bırakmadık ki o ters rüzgara karşı yarışı

Dağ kasabası deyip geçme ne fidanlar yeşerecek

Ne Kemal’ler var bu canım ülkeme daha gelecek

GÜNGÖR BERK

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

BİLİM DANIŞMA KURULU ÜYESİ

Top