28 ŞUBAT VE SURİYE,⁩ DEVLETİN TEMELİ ÇÖKMÜŞ, ÇATISI UÇMUŞTUR

Adalet mülkün(devletin) temelidir.

Bütün mahkemeler gibi 28 Şubat davasını gören mahkeme salonunun duvarında da yazılıdır  bu ibare.

Gel gör ki adaletin “a” sını ara ki bulasın.

Esastan da usulden de öylesine hukuksuz bir karar vermiştir ki mahkeme, bu kadar olur.

 

MAHKEME GÖREVİNİ YAPMIŞTIR

 

Mahkeme heyeti durup dururken değiştirilmiş,

Savcı, FETÖ’cü önceki savcının iddianamesini aynen kullanmış,

Heyet, Anayasa maddesi ve AYM kararına aykırı olarak Gn. Kur. Bşk. ve kuvvet komutanlarını yargılamaya devam etmiştir.

 

Başbakan “En ağır cezayı alacaklar” demiş,

Mahkeme başkanı aynı Ergenekon ve Balyoz yargıçları gibi “Biz kimsenin etkisinde kalmayız, Türk milleti adına karar vereceğiz” demiş,

Darbeye ilişkin tek kanıt ortaya konamamış ve

Aynı onlar gibi “kanaatle “karar vermiştir.

 

Kararın böyle çıkacağı bekleniyordu.

AKP’liler öğretilmiş memnuniyet belirtti.

TSK düşmanları kına yaktı.

28 Şubat davası gösterdi ki yargı bağımlı, yani devletin temeli çökmüştür.

 

                                                YA ÇATI?  

 

Güney komşumuz Suriye  emperyalist ittifak tarafından  ve

kurgulanmış bir  program gereği, ikinci kez aynı gerekçeyle saldırıya uğramıştır.

Nedeni  tıpkı Irak’ta  olduğu gibi yine “kimyasal silah” kullanıldığı iddiasıdır.

“Suriye’nin tam da kendi toprağını işgal etmiş yabancı taşeron teröristleri temizleyip egemenliğini yeniden kurduğu bir yerleşimde niçin kimyasal silah kullansın ki ” sorusunun cevabını bir yana bırakalım.
Yine  tıpkı Irak”ta olduğu gibi bunun da “kurgulanmış” düzmece bir saldırı olduğu  ilerleyen  zamanda  tabi ki ortaya çıkacaktır. Hatta bu gün de tüm çıplaklığı ile ortadadır.

Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye’ nin de toprak bütünlüğü demek olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.

 

Dış politikamız acilen “ulusal menfaatlerimiz doğrultusunda”

gelecek öngörülerek düzenlenmelidir.

 

  YA İKTİDAR?                     

 

Devleti yönetenlerden  destek açıklamaları geliyor, memnuniyet belirtiliyor.

Türkiye’nin çıkarının nerede olduğunun ayırtına varılamamış olduğu anlaşılıyor;  Dışişleri Bakanı, ”Suriye halkı değil, rejim bombalanıyor. Bu rejim değişmeli” diyebiliyor.

 

Esat düşmanlığı Türk dış politikasını yönlendiriyor.

Suriye halkının geleceğine, yönetimine ancak Suriye halkının karar vereceği gerçeği de göz ardı edilmiş oluyor.

“Halk iradesi” diye gece gündüz nutuk atıp başka bir ülke halkının iradesini yok saymak  temel çelişkisinden vazgeçilemiyor.

 

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temeli çökmüş, çatısı uçmuştur.

Sebebi devleti yöneten, daha doğrusu yönetemeyen iktidar ve partili cumhurbaşkanının politikalarıdır.

 

Çözüm bu iktidarın geldiği gibi gitmesidir

 

Tansel ÇÖLAŞAN

Genel Başkan

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE  DERNEĞİ

Top