14. Bölüm

BEN, İSMET PAŞA’NIN GÖRÜŞÜNÜ BENİMSEDİM

 

Ben R a u f Bey ile İ s m et Paşa arasında yapılmış olan bütün yazışmaları gözden geçirdikten sonra, esas itibariyle İ s m e t Paşa’nın görüşünü benimsedim. Fakat R a u f Bey de İ s m e t Paşa da kendi görüşlerinde ısrarlı görünüyorlar ve bu görüşlerin ifadesinde her ikisi de pek keskin kelimeler kullanınış bulunuyorlardı. R a u f Bey, Meclis ve millet kamuoyunda iyi karşılanabilecek, parlak bir propaganda yolunda idi. “Memleketimizi yakıp yıkmış olan Yunanlılardan, kazandığımız çok büyük zafere rağmen onarım bedeli olarak tazminat parası isteğinden vazgeçemeyiz! Biz, onlarla hesabımızı görürüz! ” görüşünün savunucusu oluyor…

 

Barışı bir bütün olarak ele alan ve büyük bir barışın esaslarını gözönünde bulunduran İ s m e t Paşa ise, Hükûmet Başkanı’yla olan bu anlaşmazlıkta, Yunanlılara karşı fedakârlık yapmayı teklif etme durumunda bulunuyordu. Bu görüşün yerinde ve kabulünün zarurî olduğunu kamuoyuna anlatmak, elbette ki o kadar kolay değildir.

 

Konuyu o yolda bir çözüme bağlamak gerekirdi ki, hem İ s m et Paşa’nın teklifi kabul edilerek barış yapılsın hem de R a u f Bey ve başkanlık ettiği Hükûmet yerinde kalıp barış antlaşması imzalanıncaya kadar çalışmalarına devam etsin!

 

Devamı 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46