'Bugün içinde yaşadığımız dünyada en muhtaç olduğumuz şeye, birliğe davet ediyoruz sizleri. Türk gibi hissetmeye, Türk gibi yaşamaya ve Türk gibi çalışmaya... Birbirimizin hakkını aramaya, birbirimiz için ölmeye, tek bir kalp gibi atmaya. Hayal değil bu, yalnız senin ya da benim için değil. Adını taşıyanlar için, anan, baban, atan için. Yarın için davet ediyoruz sizleri birliğe...' Dr. Necip HABLEMİTOğLU

KAMUOYUNA

 

Yeryüzünde egemenliklerini sürdürmek isteyen karanlık güçler, her dönemde, böl-yönet politikasından yararlanmışlardır. Böl-yönet politikasının en çok istismar edilen konulardan birisi mezhep ayrılıkları olmuştur.

 

Bundan 16 yıl önce Sivas’ta sergilenen vahşet, bu tür emellerin nelere mal olacağını gösteren çok acı bir olaydır. Tüm boyutlarıyla belleklerimize kazınmış olan bu olay, üzerinde önemle düşünmemizi gerektiren sayısız dersler içermektedir.

 

Ancak, unutmamamız gerekir ki kardeşlik ve birlik inancı üzerine kurulmuş olan geleneksel Anadolu felsefesiyle ve onun üzerine temellenen Atatürk milliyetçiliğiyle bilinçleri yoğrulmuş bulunan temiz yürekli halkımızın bu tür tertip ve niyetleri er geç boşa çıkaracağından kuşkumuz yoktur.

 

Bu inançla, Sivas’ta 16 yıl önce kışkırtılmış bir hainler topluluğunun alçakça saldırısı sonucunda kaybettiğimiz değerlerimizin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

 

                                                                                 Atatürkçü Düşünce Derneği

                                                                                     GenelYönetim Kurulu
 
Köyceğiz Kampı

 

LOZAN ANTLAŞMASI'NIN YILDÖNÜMÜNDE

ADD GENÇLİK KAMPI - KÖYCEĞİZ

(Katılım koşulları ve Program)



AMAÇ: Dernek amaçları doğrultusunda ve mevcut yasaların öngördüğü çerçevede gerekli yasal izinleri alarak, Gençlerimize ulusal tarih bilincini vermek üzere, ADD üyesi gençler ve ADD üyesi olmaya aday gençler arasında dayanışma duygularını geliştirerek, Türk Kültürünün güzel prensipleri içerisinde ortak duygu, düşünce ve işler başarmanın hazzını yaşatmak, tarihini, kültürünü bilen gençleri hayata hazırlamak.

 

# Gerekli tüm bilgileri sayfanın devamında bulabilirsiniz...

Devamını oku...
 
BAŞSAĞLIĞI

VEFAT

Genel Başkanımız Sayın M. Şener ERUYGUR'un değerli kardeşi Sevgi DUYGULU vefat etmiştir.

Merhumeye Tanrı'dan rahmet, Sayın Genel Başkanımıza ve  ailesine başsağlığı dileriz.

 

                                                       Atatürkçü Düşünce Derneği

                                                     Genel Yönetim Kurulu

 
DUYURU 25.06.2009

Genel Başkan Vekilimiz Prof. Dr. Sayın Mustafa YURTKURAN tahliye olmuştur.

Sayın Yurtkuran'a, ailesine ve ADD örgütüne geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.

 

                                                                                                 ADD Genel Merkezi

 
DUYURU

Genel Başkan Vekilimiz Prof. Dr. Sayın Mustafa Yurtkuran’ın, Haydarpaşa Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde geçirdiği by-pass ameliyatı saat 13.15 itibariyle başarıyla  bitmiş, yoğun bakıma alınmıştır.

 

Geçmiş olsun diyor, acil şifalar diliyoruz.

 

                                                                 Atatürkçü Düşünce Derneği

                                                                                      Genel Yönetim Kurulu

 

 
AÇIKLAMA

TUTUKLULUK CEZA DEĞİLDİR…!                                                           22 Haziran 2009

ÖLÜM CEZASI HİÇ DEĞİLDİR…!…

 

Değerli basın çalışanları sevgili üyelerimiz...

 

Kamuoyunun yakından izlediği gibi ülkemizde ölüm cezası teröristbaşı Öcalan’ın yargılanması aşamasında kaldırılmıştır. Diğer bir deyişle onbinlerce kişinin ölümünden sorumlu tutulana bile uygulanmamıştır.

 

Hal böyle iken Ümraniye davası olarak tanımlanan ve kamuoyuna “Ergenekon davası” olarak benimsetilen  süreçte  tutuklamalar infaza dönüşmüş, infazlar ise “ölüm” olarak uygulanmaktadır.

 

Bunun en tipik örneği Kuddisi Okkır’ın ölüme tahliyesi ile, Prof. Uçgun Geray ve Prof. Dr. Türkan Saylan’ın hali görüldükten sonra tutuklamadan geri dönülmesinde görülmüştür. Yaşam hakkı kutsaldır.

Yaşam hakkı konusunda özgür olanlarla tutuklu yada  hükümlü olanlar arasında  hiç fark yoktur. Tutuklu kişi toplumca lanetlenmiş bir suçun sanığı olsa bile yaşama hakkına sahiptir.

 

Bugün ülkeyi yönetenler bile “sanık-şüpheli” sıfatı taşımaktadırlar. Yakın gelecekte tutuklu yargılanmayacakları konusunda hiçbir garantileri yoktur. Onların yaşam hakkı söz konusu olduğu gün bizler yine basın toplantıları yapacağız.

 

Bizi yönetenlerin bu davalardan nasıl çıkacağını bilmiyoruz, ama bugün yaşam mücadelesi verenlerin  yarın başı dik  olarak aramızda dolaşacağına inanıyoruz.

 

Değerli Basın  Mensupları, 12. Dalga adı verilen tutuklamalarda özgürlüklerini yitiren değerli bilim insanlarından Prof.Dr. Mehmet Haberal tutuklandığı günden bu yana kalp rahatsızlığı nedeni ile hastanede yatmakta, Prof Dr Erol Manisalı kanser ameliyatı geçirmiş, Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu yüz felci nedeniyle hastanede yatmakta, tutuklanmasından son anda vazgeçilen Prof Türkan Saylan ne yazık ki kaybedilmiş Prof.Dr. Mustafa Yurtkuran ise kanser ve ciddi kalp sorunları nedeniyle Haseki Hastanesinde yatmaktadır.

 

ADD Genel Başkan Vekili Sn Prof Dr Mustafa Yurtkuran geçirdiği kanser ameliyatı sonrası tedavisine geçilmediği takdirde daha ağır sorunlarla karşılaşabileceği gibi uzun yıllardır tedavi gördüğü kalbinden acilen By-Pas ameliyatı olmadığı takdirde her an için hayati tehlike ile karşı karşıyadır. Bu tür ameliyatlar özellikle ameliyat sonrası ciddi bakım gerektirdiğinden özgür bir şekilde bakım ve tedavisi yapılmalıdır.

 

Hastanın doktorunu ve tedavi yerini seçme hakkı en kutsal haklardan biridir. Tutukluluk hali bu duruma engeldir.

 

Bugün cezaevi ve hastanelerde yaşam savaşı veren bu saygın bilim adamları ömürlerini insanları yaşatmak için mücadele etmek ve yine insanları yaşatacak genç bilim insanlarını yetiştirmekle geçmiştir. Bu nedenle Amasya Genelgesinin 90. yılını kutladığımız bu gün ADD Genel Yönetim Kurulu tarafından bilime ve eğitime katkı ödülü almışlardır. Ancak bu ödüllerin nasıl verilebileceği bile belirsizdir.

 

Diğer taraftan ADD Bursa Şubesince www.hukukistiyoruz.com adı ile başlatılan imza kampanyasına bu güne kadar dünyanın her yanından her meslekten, her yaştan beşbine yakın insan katılmıştır.Bu imzaların sesine kulak veriniz.

 

Basın aracılığı ile buradan yetkililere sesleniyoruz. Yaşam savaşı vermekte olan ülkenin bu değerli bilim insanları ve diğer tutukluların başına bir şey gelmesi halinde neler yaşanacağını düşünmek bile istemiyoruz. Türkiye’de ve dünyada böyle bir olayın hesabını verebilecek kimse yoktur.

“Apo”ya tanınan yaşam hakkını bu insanlara tanımaktan korkanları bu utançla yaşamaya mahkum ediyoruz.

                                                  Atatürkçü Düşünce Derneği

                                                                                        Bursa Şubesi
 
AÇIKLAMA

Uludağ Üniversitesi Rektörü olarak Atatürkçülüğe unutulmaz hizmetler vermiş olan ve bugünlerde kalbinden ameliyat olma durumu olan Genel Başkan Vekilimiz Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran’a acil şifalar diliyoruz. Hastalığı ile ilişkili olduğunu düşündüğümüz tutukluluk halinin biran önce sonlanmasını Atatürk devrimi, hukuk, adalet adına istiyoruz. Atatürkçülerin bu biçimde baskı altına alınması, sindirilmek istenmesinin tam anlamıyla ülkemizin zararına bir durum olduğu kanısındayız.

 

Genel Başkan Vekilimizin bir an önce tam sağlığına kavuşmasını ve aramıza katılarak Atatürkçülük savaşımını sürdürmesini yürekten diliyoruz.

 

                                                                        Atatürkçü Düşünce Derneği

                                                                          Genel Yönetim Kurulu
 
KAMUOYUNA

SİLİVRİ’DE BULUŞUYORUZ.

Ülkemizde karşıdevrimin Atatürkçülere karşı bir korkutma, sindirme, yıpratma hatta yok etme harekâtı yürüttüğü apaçık ortadadır. Emperyalizmin hararetle desteklediği, desteklemediği zaman ise görmezden geldiği bu harekâtın, şu sırada gündemde olan Kıbrıs, Güneydoğu, Ermenistan sorunlarını emperyalizmin yararına, Türkiye’nin zararına çözmek için yürütüldüğü de açıktır.

Atatürkçü Düşünce Derneği bu harekatın kurbanı olan ve derneğimizin Genel Yönetim Kurulu ve Bilim Danışma Kurulunda görev yapmış bilim insanları: 

Prof. Dr. Mustafa YURTKURAN,

Prof. Dr. Ferit BERNAY,

Prof. Dr. Fatih HİLMİOĞLU

Prof. Dr. Erol MANİSALI’yı

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ  BİLİM - HİZMET - ONUR ödülü ile onurlandırmaya karar vermiştir.

Bu değerli kişiler Türkiye’nin tek kurtuluş yolu olan Atatürkçülük için yılmadan savaşım vermişler, insanlarımızı özellikle gençlerimizi ortaçağ karanlığından, şeyhlik ve ağalık düzeninin pençesinden kurtarmak için büyük gayret göstermişlerdir.

Bu yüzden karşıdevrimin ve emperyalizmin hedefi haline gelmiş olan bu değerli bilim adamlarını ödüllendirmek Atatürkçü Düşünce Derneği için kaçınılamaz bir görevdir.

                            

                              Atatürkçü Düşünce Derneği

                           Genel Yönetim Kurulu

Not: Adı geçen kişiler sağlık sorunları nedeniyle hastanede olduklarından gün ve saat ileriki günlerde bildirilecektir. 

 
Kamuoyuna

HUKUK DEVLETİ İSTİYORUZ.

Akademisyenlerin imzaya açmış olduğu “Hukuk İstiyoruz” başlıklı bildirisine yürekten katılıyoruz ve imzalarımız ile destekliyoruz. (www.hukukistiyoruz.com )

Ülkemiz önemli bir süreçten geçmektedir. Anayasal düzenimizi, Cumhuriyetin değerlerini savunup sürdürmeye, geliştirmeye çalışan, Atatürkçü, aydın, yurtsever ve çağdaş rektörlerimizin tutuklanmış olmalarından büyük rahatsızlık duyduğumuzu özellikle belirtmek isteriz. Bu aydınlarımızın haklarında uygulanan hukuksuzluğun bir an önce son bulması, tahliye edilmeleri ve özgür kalmaları gerekmektedir.

Tüm yaşamını bilime, çağdaş eğitime, toplumun aydınlanmasına adamış bulunan rektörlerimizin ve öğretim elemanlarımızın insan haklarına ve hukuka aykırı bir şekilde işlem görmelerinden büyük rahatsızlık duyuyoruz.

Soruşturma usulüne uyulmadan, ifade için çağrılmadan, evlerinin ve iş yerlerinin aranmasını, sağlıklarının hiç dikkate alınmamasını, üniversitelerin bir suç yuvası gibi görülüp aranmasını, üniversitelerin seçkin öğretim elemanlarının ve yöneticilerinin terör suçlusu gibi gösterilmeleri bilim insanına yapılan en ağır bir hakarettir.

ADD Genel Yönetim Kurulu Üyeleri olarak, Üniversitelerimizin, Atatürk ilke ve devrimlerinin uygulanmasında taraf olması gerektiğine inanıyoruz. Bunları uygulayan rektörlerimize ve öğretim elemanlarımıza karşı yapılan hukuksuzlukları ve adaletsizlikleri dikkatle takip ediyor ve toplumun bu konudaki rahatsızlıklarını da paylaşıyoruz.

Demokrasi herkesin düşüncelerini rahatça ifade ettiği bir rejimdir. Çağımızda ifade özgürlüğü en temel insan haklarından biridir. Bilimin, basının, aydınların ve toplumun susturulmasıyla demokrasimiz geliştirilemez ve kökleştirilemez.

Sırf düşüncelerinden ve ifadelerinden dolayı, tutuklanmış bulunan aydınlarımızın uzun süreden beri iddianame düzenlenmeden tutuklu kalmaları devletimizin saygınlığını zedelemektedir. Ayrıca demokrasimiz de yara almaktadır.

Tutuklanan rektörlerimiz, subaylarımız, gazetecilerimiz, yazarlarımız, aydınlarımız, Atatürk Cumhuriyetini, laik düzeni korumaya ve yaşatmaya çalışmışlar, Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda çağdaş eğitim vermeye özen gösteren, ülkemizin aydınlık geleceği için halkımızı bilgilendirmeye büyük gayret sarf eden kişilerdir.

Onlar, Laik Cumhuriyeti yıkmak için değil, yaşatmak için çalışmışlar, laik cumhuriyetin, demokrasimizin ve sosyal hukuk devletinin gelişmesine, üniter yapımıza ve tam bağımsızlığımıza büyük katkı koymuşlardır.

Bu nedenle, Atatürkçüler olarak geleceğimize daha güvenle bakabilmek, laik cumhuriyetimizi, demokrasimizi kökleştirebilmek adına, hukukun egemen olduğu bir düzen yaratılması için, hukuk devletinin hakim kılınmasını istiyoruz ve bekliyoruz.

Bu düşüncelerimiz çerçevesinde hukuka ve usule aykırı bir şekilde soruşturma geçiren Atatürkçülerin, rektörlerimizin, öğretim elemanlarımızın, gazetecilerimizin ve tüm aydınlarımızın tahliye edilmelerini ve özgürlüklerine kavuşmalarını diliyoruz.

 

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ

GENEL YÖNETİM KURULU     

 

 
ŞUBELERE DUYURU

ADD İL / İLÇE / BELDE ŞUBE BAŞKANLIKLARINA

Önümüzdeki süreçte yapılması planlanan Tüzük Kurultayına hazırlık amaçlı TÜZÜK TASLAĞI ekte sunulmuştur.

Şubelerimizden, önerilerini Temmuz ayı sonuna kadar Genel Merkeze bildirmelerini önemle rica ederiz.

Saygılarımızla.

                                                                            ADD Genel Yönetim Kurulu 
Devamını oku...
 
KAMUOYUNA 13.06.2009
             ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ İSTANBUL VE KOCAELİ ŞUBELERİ ÇALIŞTAYI

SONUÇ BİLDİRGESİ

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün önderliğinde emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi vererek zaferler kazanmış, o günün emperyalistlerini dize getirmiş, ardından Osmanlı’nın borçlarını da ödeyerek 15 yıl gibi kısa bir sürede büyük bir kalkınma hamlesini başlatarak bütün dünyaya örnek olmuş bir ulusun evlatları olarak ulusça gurur duyuyoruz.

 

Türkiye Cumhuriyet’imizin kazanımları ve Atatürk İlke ve Devrimleri’nin korunması esasen kaynağını Anayasa’mızdan ve hukuktan alan bütün kurumların görevidir.

 

Bizler Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, derneğimizin kuruluş tarihinde olduğu gibi bugün de Ulusal kazanımlarımızın, Atatürk Devrim ve İlkelerimizin içine düştüğü durumun endişesini yaşamakta ve bu endişeyi sık sık kamuoyu ile paylaşmaktayız.

 

Ulusal kazanımlarımızla ilgili kayıplar arasına, Atalarımızın, savaş meydanlarında kazandığı Ülkemizin ayrılmaz bir parçası olan Misak-ı Milli sınırlarımız içindeki topraklarımızın “Mayın Temizleme Projesi” kapsamında global emperyalist güçlere teslimi olasılığı da katılmıştır.

 

Üniter Devlet yapımızı tehlikeye sokan, Ülkemizin Güney Doğusunda yıllardır yaşanmakta olan ve binlerce evladımızın canına mal olan ayrılıkçı terörün örgütlenmesini yapanların kamuoyu vicdanında asla affedilmeyeceğini ve bu planların sonunun Ülkemizin Bölünmez Bütünlüğünü hedeflediğini, emperyalistler ve işbirlikçileri dışında en kör gözlerin dahi görebildiğini bir kez daha belirtiriz.

 

Ekonomik krizi, Mustafa Kemal modelini uygulayarak çözen gelişmiş ülkelerin, ülkemizi tarihin en büyük borç batağına sürüklediği, işsizlik ve pahalılığın dayanılmaz boyutlara ulaştığı görmezden gelinmektedir. Atatürkçü düşünce Derneği olarak bu alanda da çözümün Mustafa Kemal’in Ulusalcı politikalarında olduğunu hatırlatırız.

 

Sonuç Bildirisi ile, gündemdeki Silivri’de yürütülmekte olan dava yoluyla ilgili; gözaltı, soruşturma ve yargılamaların “delilden suç ve suçluya ulaşma” ana ilkesinin göz ardı edilerek, kişilere uygun suç yaratılıp, ardından delillerin oluşturulması yoluyla düşünen, sorgulayan ve tavır alan sorumlu bireylerin mağdur edilmesine son verilmesini, hukuk kuralları içinde ülkenin Demokrasi ve Hukukun ana prensiplerinin korunduğu bir sistem içinde yönetilmesi gereğini dile getiririz.

 

Tam bağımsızlığı ve antiemperyalizmi kendisine şiar edinmiş günümüzün Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti durumundaki Atatürkçü Düşünce Derneği, Atatürk’ün izinde sonsuza değin yürüyecek, bu uğurda Hukuk ve Demokrasi kuralları içinde her şeyi göze alacaktır.

 

Saygıyla duyurulur.

 

ADD Alikahya – Ataşehir – Avcılar – Bağcılar – Bahçeşehir – Bakırköy – B.Çekmece – Beşiktaş – Beykoz – Beylikdüzü – Çatalca – Derince – Emirgan – Esenler – Eyüp – Fatih – GOP – Gebze – Gölcük – Hadımköy – İstanbul – Kadıköy- Kandıra – Karamürsel – Kartal – Kocaeli – Körfez – Maltepe – Pendik – Sarıyer – Silivri – Sultanbeyli – Sultangazi – Şile – Şişli – Tuzla – Ümraniye – Üsküdar – Y.Kaptan – Zeytinburnu Şubeleri ve Böl.Sor. T.ÜNLÜ

 
SONUÇ BİLDİRİSİ-6 Haziran 2009

ADD AYDIN ŞUBELERİ EŞGÜDÜM  TOPLANTI  SONUÇ BİLDİRİSİ

(6 HAZİRAN 2009 CUMARTESİ)

 

Atatürkçü Düşünce Derneği Aydın Şubeleri eşgüdüm toplantısı, ADD Ortaklar Şubesi Başkanı Gönül Özbilgi’nin ve Ortaklar Belediye Başkanı Ümmet Akın’ın konukseverliğinde gerçekleştirilmiştir.

 

Toplantı,6 Haziran 2009 Cumartesi günü saat 13.00’te ADD Aydın Şube Başkanı Çetin Ardıç’ın yönetiminde yapılmıştır. GKY üyesi , Bölge temsilcisi Ali Rıza KOCA’nın başka bir program nedeni ile  toplantıya katılamadığı mesajını  Başkan  Çetin ARDIÇ açıkladı. ADD Ortaklar Şube Başkanı Gönül Özbilgi’nin açılış konuşmasından sonra, Ortaklar Belediye Başkanı Ümmet Akın, Atatürkçü, yurtsever bir kişi olarak başta ADD Ortaklar Şubesi olmak üzere, çevredeki ADD Şubelerine elinden geldiğince destek olacağını belirterek, toplantın yararlı olmasını diledi.Toplantıya katılan Dereköy Muhtarı Sadettin Kavas, Atatürk İlke ve Devrimlerinin sürekli yaşatılacağnı vurguladıktan sonra, 1937 yılında yapılan ve Ulu Önder Atatürk’ün de yakından izlediği Ege Manevraları sırasında, Dereköy halkının gösterdiği yararlıklar nedeniyle Dereköy’e verilen madalyayı göstererek, ilgili yazıyı okudu. Bu madalya nedeniyle gururlu olduklarını, tüm köy halkının madalyayla onur duyduklarını anlattı.

 

Gündeme geçildi.Gündemle ilgili konular görüşüldü. Şube başkan ve üyeleri konuya ilişkin görüş ve önerilerini özgür bir tartışma ortamında dile getirdiler. Aşağıdaki basın bildirisinin yayınlanması kabul edildi.

 

YÜCE TÜRK ULUSUNA

 

1- 17 Mayıs 2009 Pazar günü Ankara Tandoğan’da yapılan Cumhuriyet Mitingi, kitleleri harekete geçirmiş, ADD üyeleri ve destek veren Atatürkçü kuruluş üyeleri, olgunluk içinde, yasalara uygunluk içinde davranarak miting gerçekleştirilmiştir. Mitinge bir milyona yakın Atatürkçü, genç, yaşlı, kadın ve erkek yurttaş  katılmış, hukuk dışı davranış ve eylemler kınanmıştır. Ayrıca tam bağımsız ve özgür Türkiye özlemi dile getirilmiştir. Bundan sonra yapılacak mitinglerin daha hazırlıklı, daha geniş katılımlı ve tüm demokratik kitle örgütlerinin destekleriyle yapılmasının uygun olacağı tartışmasız bir gerçektir. Gerekli ortam oluşmadan, çok geniş katılım olanakları sağlanmadan yapılacak eylemlerin etkisizliği üzerinde durulmuştur.

 

2-Ergenekon terör örgütü iddiasıyla açılan davada, ADD Genel Başkanı M. Şener Eruygur’a, ADD Başkan Vekili ve Uludağ Üniversitesi eski rektörü, Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran’a ADD eski GYK üyeleri, 19 Mayıs Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay’a, İnönü Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Fatih Himioğlu’na, Başkent Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mehmet Haberal’a, Prof. Dr. Erol Manisalı’ya ve ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan’a yapılan davranışlar kabul edilemez. Masumiyet karinesine, hukuk usul yasalarına uyulmadan yapılan tutuklamalar, açık uçlu ne zaman ve nerede biteceği belirsiz bir adli soruşturma, her yurtseverin her Atatürkçünün tepkisine yol açmıştır.

 

3- Bu davranışlardan sonra, Prof. Dr. Türkan Saylan’ın kısa sürede gerçekleşen ölümü, yüz binlerce insanın, cenaze törenine katılımını sağlamış,tören sırasında atılan sloganlar ve AKP iktidarına duyulan tepki, kendiliğinden bir başka Cumhuriyet Mitingine dönüşmüştür. AKP yönetiminin ve devlet yetkililerinin cenaze törenine katılmamaları, daha sonra yapılan açıklamalar ve yapılan yayınlar, nasıl bir zihniyet tarafından yönetildiğimizin açık bir göstergesidir.

 

4- 3 Haziran 1963 tarihinde kaybettiğimiz devrimci,yurtsever ozan Nazım Hikmet’i ölümünün 46.yılında özlem ve rahmetle anıyor,O’nun bir çınar ağacının altında sonsuz uykusunu sürdürme vasiyetinin gerçekleşmesini diliyoruz.

 

5- Silivri Cezaevinde kansere yakalanan ve yakınlarda kanser ameliyatı geçiren, değerli yurtsever iktisat uzmanı, Prof. Dr. Erol Manisalı’ya acil şifalar diliyoruz.

 

6- Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Suriye sınırımızda bulunan mayınlı arazilerin, Genel Kurmay Başkanlığının denetiminde temizletilmesi, daha sonra topraksız halka, devlet gözetiminde dağıtılması, yörede egemen olan feodal düzenin yıkılması, yörenin sosyo-kültürel yönden geliştirilmesi temel dileğimizdir.

 

7- Kürt sorununun çözülmesi adı altında, emperyalizmin isteği doğrultusunda, okullarımızda andın kaldırılmak istenmesi, tepelere yazılmış Atatürk’ün özdeyişlerinin silinmek istenmesi, 50-60 yıl önce değiştirilen köy adlarının yeniden eski adlarına dönüştürülmek istenmesi, hayali azınlık yaratma modelleri, ülke birlik ve bütünlüğünü bozma ve ülkemizi ayrıştırmaktan başka bir işe yaramaz.

 

8- Başta geleceğimizin güvencesi gençlerimizi ve  kadınlarımızı, Atatürkçü Düşünce Sistemi içinde örgütleyerek güçlenmek, bilinçli Atatürkçü yurttaşlar yetiştirmek temel ödevimiz olmalı, ADD şubeleri, bu amacı gerçekleştirmek için çalışmalıdır.

 

9- ADD yöneticileri ve  üyeleri yerel yönetimlerden başlayarak, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kuruluşlarla işbirliği içinde çalışmalıdırlar.

 

10- ADD Genel Merkezinin düzenlediği “Hukuk İstiyorum” adlı imza kampanyasına, tüm ADD üyelerinin katılmasının sağlanması, diğer yurtsever Atatürkçü aydınların da katkılarının gerçekleştirilmesi için  gerekli duyuruların yapılması yararlı olacaktır.

 

11- Bir süredir 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Haftasında, Peygamberimizin doğum günü ile ilgili “Kutlu Doğum Haftası” adlı etkinlikler yapılmaktadır. Hicri takvime göre, Peygamberimizin doğumunun hep aynı güne gelmesi, mümkün değildir. Bu günün altında, bir tarikat liderinin, okyanus ötesinde oturan birinin doğum tarihini, başka bir adla kutlanması yatmaktadır. Böylece ulusal günlerimiz amacından saptırılmakta, ulusal günlerle dinsel günler karşıtlığı yaratılmaya çalışılmakta, ümmetçilik özendirilmektedir.

 

12-Çanakkale Zaferi’ni kazandığımız savaş alanlarını gezerken “Alan” rehber adı altında, Orman Bakanlığına bağlı olan ve kasıtlı olarak yapılan, bilgisiz ve cahil kişilerin görevlendirildiği, Ulu Önder Atatürk ve arkadaşlarının yer almadığı, dinsel uydurmalarla dolu, Cumhuriyet ve Atatürk karşıtı söylentiler  anlatılmakta, emperyalizmin temel isteği olan Atatürk’ü unutturmak ve ulusal birliğimizi gevşetmek, giderek parçalamak planı adım adım uygulamaya konulmaktadır.

 

13- ADD Güzelçamlı Şubesinin açılışı 20 Haziran 2009 tarihinde yapılacaktır. Tüm ADD şubesi üyelerinin ve Atatürkçü dostlarımızın katılımını bekleriz.

 

14-Bundan sonraki eşgüdüm toplantısı ADD Didim Şubesinin ev sahipliğinde yapılacaktır.

 

15-Ülkemizde her türlü karşı devrim çalışmalarına Ulu Önder Atatürk’ün ışıklı düşünceleriyle ve uyanıklık içinde karşı koyacağımız kuşkusuzdur.

 

TOPLANTIYA KATILAN ADD AYDIN EŞGÜDÜM ŞUBELERİ

Çetin Ardıç           ADD Aydın Şube Başkanı

Nail Topal             ADD Kuşadası Şube Başkanı

Mustafa Bozkır     ADD Nazilli Şube Başkanı

Gönül Özbilgi       ADD Ortaklar Şube Başkanı

Asuman Kaftan    ADD Söke Şube Başkanı

Nuri Doğan           ADD Didim Şube Başkanı

Doğan Ediz          ADD Atça Şube Başkanı

Mahmut Çiftçi       ADD Kuyucak Şube Başkanı

Nazmi Güler         ADD Germencik Şube Başkanı

İsa Çetin              ADD Karacasu Şube Başkanı

T. Hakan Yenal    ADD İncirliova Şube Başkanı

Nuri Özkurt          ADD Eskihisar Şube Başkanı

Hasan Demirhan  ADD Davutlar Şube BaşkanıNazmiye Dural     ADD Güzelçamlı Şube 2. Başkanı
 
KAMUOYUNA

Mayınlı Topraklar Üzerine ADD’nin Açıklaması

Sınır bölgelerimizdeki mayınlı toprakların yabancı şirketlere verilmek istenmesi asla kabul edilemez. Sınırlarımızın %100 bizim denetimizde bulunması gerekir. Bu, devlet olmanın, bağımsızlığın birinci şartıdır.

 

Sözkonusu toprakların Türk şirketlerine verilmesi de kabul edilemez. Çünkü bu topraklar sınır köylerindeki köylülerden kamulaştırılmış topraklardır. Toprakları mayınlı tutmaktan vazgeçilecekse bu toprakların eski sahiplerine ya da mirasçılarına geri verilmesinden daha doğru ve doğal bir şey olamaz.

 

Organik tarım olanakları değerlendirilmek isteniyorsa sınır boyundaki köylülerin eğitilmesi ve kooperatifler halinde örgütlendirilmesi gerekir.

 

Zaten Atatürkçülük ülkemizdeki bütün köylülerin en iyi eğitim olanaklarından yararlandırılarak kooperatifleştirilmelerini savunur.

 

Sözünü ettiğimiz çözüm tek doğru çözümdür. Bunun dışındaki çözümler yanlıştır, kabul edilemez.

 

                                                                                            Atatürkçü Düşünce Derneği

                                                                                              Genel Yönetim Kurulu

 
KAMUOYUNA

 

                                                 Yine evlatlarımız şehit ve yaralı…

 

  Yine Hakkari’nin Çukurca ilçesinde şehit düşen altı askerimize, yaralanan sekiz askerimize ağlıyoruz…

  Şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza şifa dilerken, Atatürkçüler olarak şunu biliyoruz:  

  Bu bitip tükenmeyecek gibi görünen çilemiz Türkiye tam bağımsız olduğu gün bitecektir. 

  Ne yazık ki, Türkiyemiz bugün yaralı bir aslandır. Karşıdevrim tarafından borca batırılmış, IMF kapısında dilenci, Ermenistan’ın ve Irak'ın kuzeyindeki aşiretlerin topraklarımızı bir yayılma alanı olarak gördükleri, yasal olarak durduğumuz Kuzey Kıbrıs’ta işgalci sayılan, müttefiklerimiz parlamentolarınca soykırım işlemiş bir ulus diye uluorta damgalanmış bir ülkeyiz biz… 

  Tekrar ediyoruz: biz Atatürkçüler ülkemizin tam bağımsızlığına kavuştuğu gün bu çileden kurtulacağına inanıyoruz.

                                                                                              Atatürkçü Düşünce Derneği

                                                                                                 Genel Yönetim Kurulu

 
KAMUOYUNA
                                                27 MAYIS  

 

27 Mayıs’ı Türk demokrasisine çok iyi, çok gelişmiş bir anayasa kazandırdığı için kutluyoruz. Bilindiği üzere bugün onsuz olmaz diye kabul ettiğimiz bir çok kurumlar 1961 Anayasası ile ülkemize ilk kez gelmiş oldu. Anayasa Mahkemesi, Devlet Planlama Teşkilatı, Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu, sendika özgürlükleri, toplu sözleşme ve grev hakkı bunlar arasındadır.

 

Olumlu hareketlerin kusurları olabilir. Yassıada muhakemesinin sonundaki üç idam bugünkü görüşümüze göre acı, olmaması gereken bir davranıştı. Fakat 27 Mayıs’ı darbe diye eleştirenler bilmelidirler ki; aslında 27 Mayıs Demokrat Parti iktidarının muhalefeti ortadan kaldırma darbesine karşı bir hareketti. Onun için de demokrasiyi korumak üzere yapılmış ve üstelik bize çok iyi, çok gelişmiş bir Anayasa kazandıran meşru bir hareket olarak değerlendirilmelidir.

 

27 Mayıs yıldönümü kutlu olsun!

  

                                                                                         Atatürkçü Düşünce Derneği

                                                                                            Genel Yönetim Kurulu

 
SONUÇ BİLDİRGESİ

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ İZMİR ŞUBELERİ

EŞGÜDÜM TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

                                                               24.05.2009

 

Kuvvayı Milliye’nin 90. yılında, ülkemizin içinde bulunduğu koşullar 1919 öncesinden çok daha kötü ve korkutucudur.

 

Şeriat özlemi ile yanıp tutuşan siyasi erk, emperyalist güçlerden aldığı destekle gözü kara bir şekilde tüm gücüyle çalışmakta,

 

Etnik kimliğe dayalı politikalar, siyasi iktidar eliyle sözüm ona “çözüm” adı altında alabildiğince yüreklendirilerek sürdürülmekte, tüm dünyanın tanıdığı terör örgütü, siyasallaştırılmaya çalışılmaktadır.

 

SEVR’ in HAYATA GEÇİRİLMESİ İÇİN SON AŞAMAYA GELİNMİŞTİR!..

 

Ulusal çıkarlarımız ve ulus bütünlüğümüz tamamen göz ardı edilerek, bağımsızlığımız pervasızca yok edilmektedir.

 

Türkiye Cumhuriyeti; Mustafa Kemal’in hedeflediği “Tam Bağımsız, Demokratik, Laik, Sosyal Hukuk Devleti” olma niteliğinden çok uzağa düşürülmüştür.

 

Güneydoğudaki insanlarımızın sorunlarına çözüm aranacağına, “mayın temizleme” bahanesiyle milyonlarca dönüm toprak, sınır güvenliğimiz de göz ardı edilerek yabancılara peşkeş çekilmekte,

 

Ülkesi ve ulusu için Kemalist Devrimler yolunda mücadele eden insanların onurlarını lekeleyen, at iziyle it izinin birbirine karıştırıldığı, ne olduğu belirsiz bir dava ile ülke gündemi işgal edilerek, Kıbrıs gibi bir ulusal dava kamuoyuna unutturulmaktadır.

 

Son yerel seçimlerle ulusu temsil yeteneğini kaybetmeye başlayan bir iktidar, amaçladığı düzenin zeminini oluşturmak için kendisine “aydın” sıfatını yakıştıran bazı hainlerin işbirliği ile Anayasa tartışmalarını başlatmıştır.

 

İhanetin ve aymazlığın 1919 öncesinden çok daha büyük olduğu bu noktada;

 

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak 17 Mayıs’ta, Tandoğan’da, hukukun üstünlüğüne olan inancımızla, dünyaya ve ulusumuza bir kez daha seslenerek; Tam Bağımsızlık, Sosyal Adalet, Bağımsız Yargı, Demokratik ve Laik bir devlet olma talebimizi dile getirdik.

 

Biz Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Kemalist neferleri;Çocuklarımıza onurlu bir gelecek ve Bağımsız bir ülke bırakmak ülküsüyle, bedeli ne olursa olsun mücadeleye devam etme kararlılığındayız.

 Ya Siz?..

 

                                                                                               ADD İZMİR ŞUBELERİ
 
19 Mayıs 2009

 

     19 Mayıs tarihi ulusumuz ve tüm insanlık açısından büyük önem taşıyan bir büyük olayın yıldönümüdür. 90 yıl önce bugün Samsun’a ayak basan büyük önder Atatürk, yalnızca ulusumuzun değil, tüm mazlum ulusların emperyalizmin boyunduruğundan kurtulmaları yönündeki savaşımlarına öncülük etmiştir. 19 Mayıs 1919 “egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur” ilkesi üzerinde temellenen Cumhuriyetimizin kuruluşuyla taçlanan bir askeri zaferin ilk adımı olmakla kalmamış; aynı zamanda, 19. yüzyıl vahşi kapitalizmine karşı geçerli ve kalıcı bir alternatif oluşturan Kemalist ideolojinin somutlaşması yönündeki kazanımların da başlangıcını oluşturmuştur.

 

 

     Bütün bunların yanı sıra 19 Mayıs tarihinin, Atatürkçü Düşünce Derneğimiz açısından ayrı ve özel bir anlamı vardır. Derneğimiz bundan tam 20 yıl önce, 19 Mayıs 1989’da ölümsüz öğretmenimiz Prof. Dr. Muammer Aksoy tarafından kurulmuştur. Atatürkçü Düşünce Derneğimizin kuruluşu Prof. Aksoy’un Atatürk ilke ve devrimleri yolundaki unutulmaz çabalarının sonuncusu olmuş; Aksoy hoca, Derneğin kuruluş amaçlarını açıklamak için yapacağı basın toplantısını planladığı günün bir gün öncesinde, 31 Ocak 1990 tarihinde haince bir saldırı sonucunda şehit edilmiştir.

 

 

     Emperyalizmin yeryüzüne egemen olma yolundaki emellerinin kabardığı günümüz dünyasında Atatürk ilke ve devrimlerini korumak ve geliştirmek yolundaki mücadele bazı önemli bedelleri göze almayı gerektirmektedir. Nitekim, uğradığımız kayıplar Aksoy hoca ile sınırlı kalmamış; Derneğimiz yöneticilerin Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı ve hemen hepsi Derneğimiz mensubu olan pek çok Atatürkçüyü bu uğurda şehit vermiş bulunuyoruz.

 

 

     Sonuncu genel başkanımız Şener Eruygur’un ve genel başkan vekilimiz Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran’ın içine düşürüldükleri durumun da bu süreç bağlamında değerlendirilmesi kaçınılmazdır.

 

     Ancak bilinmelidir ki hiçbir tehdit ve tehlike bizleri yolumuzdan alıkoyamayacaktır. Sarsılmaz bir inançla bağlı olduğumuz Atatürkçülüğün güneşi, yarınlarımızı er geç ve mutlaka aydınlatacaktır.

 

                                                                                              ADD Genel Merkezi

 
90. Bağımsızlık Yılı (19 Mayıs 2009)

90. BAĞIMSIZLIK YILINDA ULUSUMUZA SÖZ VERİYORUZ

 

Türk Ulusu aleyhine yüzyıllardır hazırlanan bir yok etme planına karşı, ulusu ile onurlu bir direniş destanı yaratan, yurt kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Samsun’a çıktığı gün olan 19 Mayıs1919 tarihinin üzerinden tam 90 yıl geçti.

 

Ulusal bağımsızlığımızın temellerinin atıldığı büyük bayramımız kutlu olsun!

 

Yüce Atatürk, ulusun coşkulu devrim hamleleriyle sinmek zorunda kalanların bir gün bu ateşin sönmeye, duraksamaya başlaması halinde, devrim taraftarlarını mahkum etmek için fırsat kollayacaklarını söylemiş ve olası tüm tehditlere karşı Cumhuriyeti gençliğe emanet etmiştir.

 

Nitekim gelinen noktada Lozan’ın intikamını almak, ikinci Sevr’i uygulamak, Türkiye’yi emperyalizmin egemenliğine sokmak isteyen dış güçlerle içimizdeki işbirlikçilerinin Atatürk’e, Atatürkçü Düşünce’ye saldırıları artarak sürmektedir.

 

Bu saldırılar yeni değildir. Hedef, etnik ve inanç ayrılıklarını körükleyerek ulusal çözülmeye ve bölünmeye yol açmaktır. 1919’daki gerici, ırkçı, işbirlikçi, bölücü,mandacı ortaklığının uzantıları bugün yine işbaşındadır.

 

Fakat bütün dünya bilmelidir ki,

 

Türk Gençliği, bütün bu durum ve koşullar içinde  biricik görevinin “Türk Bağımsızlık ve Cumhuriyeti’ni kurtarmak” olduğunun bilincindedir.

 

Atatürk’ün Gençleri gericiliğe, bölücülüğe, mandacılığa, hukuksuzluğa, ve antidemokratik her türlü sürece karşıdır.

 

Çünkü Atatürk’ün Gençleri demokrasiden, insan haklarından ,ulus egemenliğinden ve TAM BAĞIMSIZ Türkiye’den yanadır.

 

Derneğimizin 20. yaş gününde büyük Atatürk’ün ve Muammer Aksoy’ların, Bahriye Üçok’ların, Uğur Mumcu’ların, Ahmet Taner Kışlalı’ların bizlere bıraktıkları onurlu miras önünde söz veriyoruz:

 

Her gün 19 Mayıs, her yer Samsun, her birimiz Mustafa Kemaliz!

 

ADD Gençlik Kolları Adına,

Öner TANIK           

Gençlik Kolları Bşk.     

 
BAŞSAĞLIĞI

                                          Prof.Dr. Türkan Saylan’ı kaybettik.

 

     Kendisini sonsuzluğa yolcu ederken ülkemize ve Atatürk İlke ve Devrimlerine olan unutulmaz hizmetlerini yeniden ve heyecanla anımsamaktayız.

     Prof. Türkan Saylan genç bir hekim olarak başladığı meslek yaşamında sağlık alanında büyük bir özveri ve azimle mücadele vermiştir. Özellikle son yıllarda eğitim alanında ortaya koyduğu çabaların unutulmaz bir değeri vardır. Ne yazık ki onun bu çabaları sonucunda yaşamının son evresinde karşılaştığı utanç verici muameleler affedilemez. Prof. Türkan Saylan hiç de hak etmediği bir hukuk faciasının kurbanı yapılmak istenmiş ve ne acıdır ki kendisine yöneltilen ağır ithamların hesabını yargı önünde veremeden gözlerini kapatmıştır.

     Türkan Saylan’ın manevi varlığı önünde saygıyla eğiliyoruz.

 

                                                                                          ADD Genel Yönetim Kurulu
 
KAMUOYUNA

Atatürkçü Düşünce Derneği ve birçok demokratik kitle örgütü tarafından düzenlenen Cumhuriyet Mitingi büyük bir coşku ve katılımla gerçekleşmiştir.

 

Tüm örgütümüze ve katılan kuruluşlara çok teşekkür ederiz. Ülkemizin ekonomik ve siyasi olarak çok ağır şartlar altında bulunduğu bu günlerde, büyük özveriler göstererek mitinge katılan tüm kitle örgütleri ve vatandaşlarımız demokrasiye ve hukuka bağlılıklarını göstermişlerdir.

 

Hep birlikte sosyal hukuk devletimize, demokratik laik cumhuriyetimize, ulusal birliğimize ve tam bağımsızlığımıza sahip çıkan vatandaşlarımız, aydınlık günler dileğiyle miting alanından mutlu bir şekilde ayrılmışlardır.

 

Cumhuriyet Mitingine destek veren tüm kurum, kuruluş ve kişilere tekrar teşekkürlerimizi sunarız.

 

 

Miting Düzenleme Kurulu Adına

 

Suay KARAMAN        

ADD Genel Sekreteri      
 
17 Mayıs'ta Tandoğan'da
Miting Afi
 
 
Not: Yüksek çözünürlüklü el ilanı ve afiş için aşağıdaki bağlantıları tıklayınız. İlk iki bağlantının klasör içerikleri aynıdır (uzantıları .rar ve .zip) ve baskı formatına uygun hazırlanmıştır.
 
Üçüncü ve dördüncü bağlantı örnektir, baskı için kullanmayınız.
 
 
 
 
 
 
BASIN AÇIKLAMASI

CUMHURİYET MİTİNGLERİ SÜRÜYOR…

 

Ülkemizin emperyalist devletler tarafından işgaline karşı Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ulusal başkaldırışımızın 90. yıl dönümünü kutlayacağımız bu günlerde, vatanımızın kurtuluş ve cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine aykırı bir süreçle karşı karşıyayız.

 

Bu süreçte Anayasa’da var olan kişisel hak ve özgürlükler temelinde, demokratik hakkını kullanarak siyasi iktidarın uygulamalarına karşı çıkan tüm kişi, kurum, kuruluş ve siyasi partiler yok sayılmakta, sindirilmeye ve susturulmaya çalışılmaktadır.

 

Unutulmamalıdır ki bilimin, basının ve toplumsal muhalefetin hapsedildiği bir ülkede demokrasinin varlığından söz edilemez. Örgütlenme hakkı, demokrasinin temel kurumu olan kitle örgütlenmesinin ön koşuludur. Bu düşünce ile, cumhuriyetimizin, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliğine sahip çıkmayı, yaşamsal bir sorumluluk olarak görmekteyiz.

 

Aşağıda imzası bulunan bizler, “ulusal egemenlik” hak ve sorumluluğumuzla, ülkemizi yönetenleri uyarmayı, demokrasinin bizlere yüklediği bir yurttaşlık görevi sayıyoruz.

 

Bu anlayışla tüm yurttaşlarımızı 17 Mayıs 2009 Pazar günü, saat 12.00’de Ankara Tandoğan Meydanında Cumhuriyet Mitingi’ne davet ediyoruz.

 

Cumhuriyet Devrimimiz ve Atatürk İlkeleri doğrultusunda ülkemizin ve ulusumuzun aydınlık geleceği için tüm Demokratik Kitle Örgütlerini, Sendikaları, Meslek Odalarını, Üniversiteleri ve tüm Yurttaşlarımızı; 

Sosyal Hukuk Devletimize,

Demokratik Laik Cumhuriyetimize,

Üniter Yapımıza ve Tam Bağımsızlığımıza     sahip çıkmaya çağırıyoruz. 

Bu ülke hepimizin. Bu vatan hepimizin. Bu cumhuriyet hepimizin,Gelecek hepimizin…  

                                                                                            Düzenleme Kurulu adına

                                                                                                Suay KARAMAN

 
KAMUOYUNA

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ DOĞU AKDENİZ BÖLGE TOPLANTISI

SONUÇ BİLDİRGESİ

Gözcüler-İskenderun 10.05.2009

ABD ve AB emperyalizminin coğrafyamıza özellikle de ülkemize yönelik yeni dünya düzeni dayatmalarının; LOZAN’ dan bu yana artan kuşatma ve saldırılarının; Ulus Devletimizi; Atatürkçü Düşün sistemini ve ATATÜRK CUMHURİYETİ’ ni hedef aldığı çok belirgindir.

Son iki yıldır Atatürkçü Laik CUMHURİYET sevdalısı; tüm kurum ve kuruluşlara, aydınlara yapılan saldırılar toplum vicdanında Atatürkçüleri mahkum etmek, sindirmek ve korkutmaya yöneliktir.

Ancak bu saldırılar boşunadır. TÜRK halkı ATATÜRK DEVRİM ve İLKELERİNİ  özümsemiştir. Atatürkçü Düşün Sistemine ve Cumhuriyetimize her şeye karşın sahip çıkacağız. Bu mücadelemizden hiçbir saldırı ve baskı alı koyamaz.

Ulusumuza yine sesleniyoruz;

Ulusal Egemenlik tadında yaşamak istiyorsan, TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ ve HUKUKA SAYGI için 17 Mayıs 2009 CUMHURİYET MİTİNGİ’nde  ANKARA- TANDOĞAN meydanında olalım.

Gün; 90 yıl sonra yeniden BANDIRMA VAPURU yolunda, AMASYA BİLDİRGESİ istencinde buluşma günüdür.

CUMHURİYET MİTİNGLERİ devam ediyor, edecek.

ABD ve AB Emperyalizmi ve yerli işbirlikçi hainlere karşın Atatürk’ün özlediği TAM BAĞIMSIZ, ÇAĞDAŞ, LAİK TÜRKİYE’yi yeniden kuracağız.

ÜLKEMİZ KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYRULUR.

E. Tomris YILMAZ         ADD Mersin Şb. Bşk.

Cemil ÖĞÜTMEN          ADD İskenderun Şb. Bşk.

Emin AVAN                  ADD Erzin Şb. Bşk.

Süleyman ÖZKAN         ADD Adana Şb Bşk.

Mustafa COŞKUN         ADD Osmaniye Şb Bşk.

Özcan ŞAHİN               ADD Bahçe Şb Bşk.

Nadir URUÇ                  ADD Gözcüler Şb 2. Bşk.

Yaşar ONARAN            ADD Dörtyol Şb Bşk.

Kezban KURAN            ADD Hatay Şb Bşk.
 
KAMUOYUNA

                  ADD BATIKARADENİZ BÖLGE TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

Atatürkçü Düşünce Derneği; çağdaş demokrasiye yürekten bağlı, ulusal ve uluslar arası düzeyde barış ve adaleti savunan; evrensel hukukun üstünlüğüne inanan, ayrımcılığa; gericiliğe ve bölücülüğe karşı ulusal birliği savunan; eşitlik, özgürlük, kardeşlik temelinde barışı öne alan, ulusal birlikten yana ilerici, devrimci bir örgütlenmedir.

Bu yaklaşımla düşünsel ve eylemsel çalışmalarımızda amacımız;

1-     Yurdumuzun bölünmezliğini, ulusumuzun birliğini tehdit eden, ülkemizde ve coğrafyamızda emperyalist çıkarların araçlığına soyunan kanlı terör örgütü PKK ve onun siyasal uzantılarına karşı,

 

2-     Dinsel ve mezhepsel ayrımcılıkla çağdaş devrimlerimizi, toplumsal aydınlanmamızı geriye taşımak isteyen, ulun anneleri kadınları toplumsal yaşamın her aşamasından dışlayarak, kapalı cariyeler durumunda haremleştirmek isteyen din tacirleri, tarikat şeyhlerine, yobazlara; devrim yasalarını işlevsiz kılarak onlara uygun alanlar açan siyasal-yönetsel destekçilerine karşı,

 

3-     Kıbrıs, Ermeni soykırım tezi, Ege hava ve su hattı, Irak’ın Kuzeyi, Azerbaycan işgali, Ruhban Okulu, Patrikhane’nin Ekümeniklik iddiası; AB ve ABD istekleri gibi önemli iç ve dış sorunlar karşısında ulusal çıkarlar ve ulusun duyarlıklarına aykırı girişim ve uygulamalar içine giren siyasal yönetsel erke karşı,

 

4-     Büyük yoksunluklar içinde, halkın özverisi ile uzun yıllarda cumhuriyet sermayesi ile yaratılan tarım, madencilik, hayvancılık, bankacılık kollarında, sanayi ve teknoloji alanlarında kurulan üretim kuruluşlarını haraç mezat satarak halkımızı trajik bir sonla noktalanan işsizlik ve yoksulluğun uçurumuna düşüren, kaynaklarımızı yabancı tekellerin ellerine terk ederek cumhuriyetin sosyal devlet ilkesini rafa kaldıran iktidar uygulamalarına karşı,

 

5-     Devleti yönetmek, ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek, yargıyı çalıştırmak, yasaları uygulamak; anayasayı üstün kılmak andı ile halkın desteğini alarak iktidara gelen; iktidar olmayı var olanı yıkıp yeni bir devlet kurmak sanarak devletin temel değer ve devrimlerini; anayasal düzeni değiştirmeye yeltenen dönemsel siyasal seçeneklere karşı,

 

6-     Ulusal Kurtuluş Savaşı öncesinde olduğu gibi bu gün yeniden yurdumuzu bir müstemleke yurdu, halkımızı sömürülecek cahiller güruhu olarak gören; coğrafik kaynaklarımıza el koymak amacıyla en çirkin işgal saldırılarına yönelen; etnik, dinsel, mezhepsel ayrımları körükleyerek devletleri ve toplumları kendi içinde çatıştırarak kana bulayan ve kendi çıkarlarını güvenceye almak üzere kategorik ayrılıkçı azınlıklar arasından toplumların başına kukla liderler atayan emperyalizme karşı,

 

Yasalara bağlı kalarak, ayrımsız olarak bir bütün halinde düşünsel etkinlikler ve yayınlarla halkımızı aydınlatma; gereğinde kitlesel eylemlerle uyarma görevini yerine getireceğiz.

Dün 14 Nisan Tandoğan süreciyle yapılan görev budur. Bu gün 17 Mayıs eylemselliği  ile yapılmak istenen de budur.

Tüm yurttaşlarımızı en geniş eksende, evrensel ve anayasal hukuka uygun olarak düzenlenen, 17 Mayıs 2009 tarihinde Tandoğan’da  yapılacak olan “Cumhuriyet Mitingleri Sürüyor” başlıklı eylemselliğe davet ediyoruz.

 

Yurtsever Atatürkçülere ve halkımıza saygıyla duyurulur.

 

                                                                                       ADD Batı Karadeniz Şubeleri
 
Trakya Bölge Toplantısı

ADD TRAKYA BÖLGE TOPLANTISI

 

     Atatürkçü Düşünce Derneği Trakya Şube’leri toplantısı 5 Mayıs 2009 Salı Çorlu Şubesi’nde 17 şubenin katılımıyla yapılmıştır. Bu toplantının amacı, 27 Nisan 2009 günü yapılan ADD Çorlu Şubesi’nin aranması olayını kınamak ve 17. Mayıs. 2009 günü Ankara da yapılacak miting çalışmalarına yönelik olmuştur.               

     Toplantıya önce saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başlanmıştır.

     Açış konuşmasını Çorlu Şube Başkanı Yüksel Gür yapmıştır. Yüksel Gür konuşmasında, şubelerine gösterilen bu ilgi nedeniyle katılımcılara teşekkür etmiş; Atatürkçüler birlikte ve bir bütün olduğu sürece Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk ilkelerinin sonsuza değin yaşayacağına bir kez daha inandığını vurgulamıştır.

     Daha sonra Şube Başkanlarının kişisel görüşlerine başvurulmuştur.

 

Devamını oku...
 
KAMUOYUNA

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
DOĞU KARADENZ BÖLGE TOPLANTISI
SONUÇ BİLDİRGESİ 

        

YÜCE TÜRK ULUSUNA 

Ülkemizin olağanüstü süreçten geçtiği bir dönemde, Atatürkçü Düşünce Derneği Doğu Karadeniz Bölge Toplantısı, komşu il şubelerinin de (Tokat, Amasya, Çorum) katılımıyla 02.05.2009 tarihinde, Ordu Şubesinin ev sahipliğinde toplanılmış, toplantı sonunda varılan kararlar ve çağrımız kamuoyuna sunulmak üzere oybirliğiyle kabul edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti, zor bir süreçten geçmektedir. Hem ekonomik hem siyasal zorluklar, Atatürk Türkiyesini, küresel emperyalizmin sömürgesi haline getirmektedir. Bin bir zorlukla yaratılan ekonomik değerler, “çağ atlıyoruz”, “küreselleşiyoruz”, “değişiyoruz”  aldatmacalarıyla yabancı sermaye tekellerine ve yerli işbirlikçilerine, özelleştirme adı altında peşkeş çekilmektedir. Topraklarımız satılmakta, tarlalarımız boş bırakılmakta, yer altı ve üstü zenginliklerine sahip olan ülkemiz insanları açlık, yoksulluk ve işsizliğe tutsak edilmektedir. 

Bunun tek nedeni ülkenin, Atatürk’ün “halkçı, devletçi” modelinden uzaklaştırılarak yeni liberal IMF’ci vahşi kapitalist politikalara terk edilmesidir. Yani ülkemizin kötü yönetilmesidir.

Yıllardır ülkemizi yönetenler, yüzlerini sürekli olarak Washington’a ve Brüksel’e dönmüşler, sırtlarını ise doğal olarak halkımıza dönmüşlerdir. Bu nedenle, yabancı merkezlerin isteklerine uygun olarak, etnik ve dinsel temelli politikalar izleyerek, siyasetin yörüngesini değiştirmişler, ülkemizin ulusal bütünlüğünün tehlikeye düşmesine neden olmuşlardır.

Bu amaca ulaşmak anlamında, yetkiyi tek elde toplama gayreti içine giren siyasi erk, kuvvetler ayrılığı prensibini terk ederek, yasama, yürütme ve yargıyı tek elde toplamayı hedef edinmiş, yasama ve yürütme tek elde toplanmış; yargı erki de bu sürece dahil edilmek üzere ciddi aşındırmalara tabi tutulmuştur.

Küresel merkezler, ülkemizi yöneten iktidarlara “yol haritası”nı belirlemişler ve planlı bir biçimde uygulatmaktadırlar. Ekonomide, siyasada, eğitimde, kültürde ve yaşamın her alanında bunun örneklerini görmek giderek yaygınlaşmaktadır. Özellikle eğitimin Atatürkçü özü yok edilmiş ve tüm sistem ‘F’ tipi yapılanmanın cirit oynadığı bir alan haline getirilmiştir. ‘F’ tipi yapılanma diğer alanlarda da giderek etkisini arttırmaktadır.

Bu sürece, “dur” diyebilecek, Atatürkçü, yurtsever, kişi ve kurumlar somut, inandırıcı kanıtlar olmaksızın; hukuk adına, hukuksuzluk yapılarak, Cumhuriyet’in savunma direnci kırılmaya çalışılmaktadır.

Küresel merkezler ve işbirlikçileri, Atatürk’le ve Atatürk Cumhuriyeti ile hesaplaşma içerisindedirler. 1920’li yıllarda Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bozulan “Sevr” planlarını günümüzde uygulamak için her türlü eylemde bulunmaktadırlar. Etnik terör yıllarca bu amaç için kullanılmıştır.

ABD Başkanı Obama’nın telkinleriyle başlatılan, Ermenistan’la normalleşme süreci de aslında yeni “sevr” planlarına dönük arayışların devamıdır. Bu uğurda “iki devlet bir millet” anlayışı ile hareket ettiğimiz, Azerbaycan halkı ile aramızı bozarak, Türk dünyasında bizi yalnızlaştırmaya çalışmaktadırlar.

Emperyalizmin, siyasal iktidar ve M. Ali Talat ile CTP’yi kullanarak, Kıbrıs Adasını yunanlılaştırma girişimlerine, son seçimlerde Kuzey Kıbrıs Türk halkı takdirle karşıladığımız yanıtı vermiştir.

Ülkemizin yaşadığı ve yukarıda açıklamaya çalıştığımız tüm olumsuzluklara karşı, halkımızın da gerekli demokratik tepki ve yanıtı vereceğine hiç kuşkumuz yoktur.

Kurtuluş Savaşı ile kurduğumuz ve sınırlarını “Misak-ı Milli” ile belirlediğimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğini, bağımsızlığını ve bütünlüğünü savunmaya kararlıyız. Adını, Yüce Atatürk’ten alan derneğimiz bunu başaracak güç ve azimdedir.

Bu kötü gidişe “dur” demek ve kış uykusuna yatanları derin uykularından uyandırmak için tüm örgütümüzle 17 Mayıs 2009 günü, Ankara Tandoğan’da ve Anıtkabir’de olacağız. Cumhuriyet’ten, çağdaşlıktan, Atatürk ilke ve devrimlerinden yana taraf olan tüm kişi ve kurumlar ile Tandoğan’da buluşmak istiyoruz.

Saygılarımızla kamuoyuna sunulur.

 
AÇIKLAMA

KAMUOYUNA DUYURULUR

Geçtiğimiz gün vatanımızın birliğine ve bütünlüğüne kastetmek üzere yapılandırılmış bölücü terör örgütüne yapılan harekâtta İstanbul’da bir başkomserimizin, bugün de Diyarbakır ve Şemdinli’de on vatan evladımızın şehit olmasından derin üzüntü duymaktayız.

Başta başkomserimizin ve şehit askerlerimizin ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Emniyet Teşkilatı’na ve Yüce Türk Ulusu’na başsağlığı, yakınlarına sabırlar, şehitlerimize Allah’tan rahmet dileriz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve bütünlüğünü bozmak isteyen canileri ve arkasındaki güçleri nefretle kınıyoruz.

                                                                               ADD Genel Yönetim Kurulu

 
Duyuru: Miting

CUMHURİYET MİTİNGLERİ SÜRÜYOR

 

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, hukuk devletine, demokratik laik cumhuriyete, üniter yapımıza ve tam bağımsızlığımıza sahip çıkıyoruz.

 

 Ülkemiz kurtuluş ve kuruluş felsefesine aykırı bir süreçle karşı karşıyadır. Cumhuriyet dönemi boyunca var olan devrim karşıtlığının, karşı devrim sürecine gitmesi tehlikesi belirmiştir.

 

“Ergenekon” adı verilen operasyonlarla ülke düzeyinde tam bağımsızlıktan, çağdaşlıktan, laik, demokratik, sosyal, hukuk devletinden yana olan, toplumda saygınlık kazanmış aydınlar, bilim insanları, yazarlar, siyasetçiler, emekli subaylar ve demokratik kitle örgütlerine karşı soruşturmalar açılmakta, gece yarısı baskınlarıyla gözaltılar gerçekleştirilmektedir.

 

Türkiye, emperyalizme karşı mücadele vererek zafer kazanan ilk devlettir. Bu zaferin sonucunda aynı zamanda mazlum ülkelerin de önderi olmuş; çağdaş, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak, aydınlanma ve çağdaşlaşma yolunda büyük adımlar atmıştır.

 

Bu ilkeleri korumak ve ülkemizin ulusal güçlerine karşı yapılan her türlü saldırıyı durdurmak üzere, güç birliği içinde 17 Mayıs 2009 Pazar günü saat 12.00'da başkent Ankara'da Tandoğan Meydanı'nda bir miting yapma kararı alınmıştır.

 

Cumhuriyetin temel ilkeleri doğrultusunda mücadele eden Atatürkçü Düşünce Derneği’nin tüm şubelerini, halkımızla birlikte Cumhuriyet Mitingine katılmaya çağırıyoruz.

 

ADD GENEL YÖNETİM KURULU

 

 
BÖLGE TOPLANTISI

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ GÜNEY MARMARA ŞUBELERİ TOPLANTISI

SONUÇ BİLDİRGESİDİR.

                                                    

                                                         YÜCE TÜRK ULUSUNA

 

Yalnız ve güzel ülkemizin olağanüstü bir süreçten geçtiği bir dönemde Atatürkçü Düşünce Derneği Güney Marmara Şubeleri 25.04.2009 tarihinde olağanüstü olarak Bursa Şubesinde toplanmıştır. Toplantı sonunda varılan kararlar ve çağrımız kamuoyuna sunulmak üzere oybirliğiyle kabul edilmiştir.

 

Ülkemizin ve ulusumuzun içinde bulunduğu koşullar 1919 dönemi ile büyük bir benzeşme ve örtüşme içindedir. Lozan’ın öcünü almak isteyen küresel saldırganlar gerici, bölücü ve çıkarcı yandaşlarıyla birlikte yeni Sevr planlarını dayatma ve ülkemizi bölüp parçalayarak kendilerine bağımlı kukla bir devlet oluşturma projelerini hız kesmeden yaşama geçirmeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda geçmişte olduğu gibi vatanımızın bütünlüğü ve ulusal bağımsızlığımız büyük bir tehlike altındadır.

 

Bu plan ve projelerinin bir parçası olarak küresel sömürgeciler tarafından başta ulus devletimiz, üniter yapımız, Silahlı Güçlerimiz, Cumhuriyet değerlerini savunan bilim insanlarımız, yurtsever aydınlarımız yıpratılmak ve sindirilmek istenmektedir. Özellikle derneğimiz başta genel başkanımız ve yöneticilerimiz olmak üzere “Ergenekon” adı verilen hukuk dışı uygulamalarla susturulmak istenmektedir. Hukukun üstünlüğüne olan inancımızı koruyarak şunu ifade ederiz ki: Bu hukuksuzluğun üstesinden yine  hukuk  gelecektir.

 

Bölücü güçlerin destekçileri Atatürk’ün ve Yüce Türk Ulusunun meclisinde dış güçlerden aldıkları cesaretle oturma eylemi yapabilmektedirler. Türkiye Büyük Millet Meclisi gösteri alanı değildir. Bu durumun kabul edilmesi olası değildir. Uluslar arası sömürgecilerin öteden beri dayattıkları Ermeni Soykırımı yalanı ile Türkiye’den koparmak istedikleri ödünler kapsamında ABD başkanının ziyaretiyle Ermeni sınır kapsının açılmak istenmesi ve kardeş Azerbaycan’ın büyük sıkıntıları görmezden gelinerek ulusal irademiz  yok sayılmıştır. Bunların sorumluları er ve geç tarih önünde hesap vermekten kurtulamayacaktır. Kıbrıs konusunda sürdürülen görüşmelere Ada halkı son seçimlerde uygulanan ödüne dayalı dış politikalara dur demiş ve yeni bir dönemi başlatmıştır. Bu süreci desteklemekteyiz.

 

Ülkemizin ulusal onurunun örselendiği son dönemde işsizlik, yolsuzluk, yoksulluk çığ gibi büyümüş, en geniş kitleleri derinden etkiler duruma gelmiştir.  Küresel kriz ülkemizi hiç de “teğet” geçmemiştir. Böylesi bir ortamda, bu gidişe dur demek için; Anayasamızın değiştirilemez niteliğindeki temel maddeleriyle birlikte Türkiye Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmak için; başını ABD ve AB’nin çektiği sömürgeci güçlerin askeri, ekonomik ve siyasal kuşatmasına karşı durarak vatanın bütünlüğüne sahip çıkmak için tüm yurttaşlarımızı birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Saygılarımızla

 

              Atatürkçü Düşünce Derneği Güney Marmara Şubeleri ve Bölge Sorumlusu

 
DUYURU

TÜM ŞUBELERİMİZE GEREĞİ YAPILMAK ÜZERE ÖNEMLE DUYURULUR

 

Atatürkçü Düşünce Derneği, Ankara Cumhuriyet Savcılığına 17 Nisan 2009 tarihinde suç duyurusunda bulunmuştur.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde, kamuoyuna Ergenekon Davası olarak yansımış bulunan davanın ilk iddianame metninde itham için bulunması zorunlu olmamasına rağmen “...Atatürk’ün dahi Ergenekon’un tarikatvari yapısı içerisinde olduğu, ancak bunun henüz açıklanma zamanı gelmediği…” ibarelerine, 40. ve 41. sayfalarda açıkça yer verilmiştir. Buna ilişkin evrak ise ilk iddianamenin eki 64 numaralı klasöre 304-326 sayfalar olarak konulmuştur. İkinci iddianamenin tam 82 sayfalık bölümü, ilk iddianamenin özetine ayrılmıştır (sayfa 26-108). Bu bağlamda ikinci iddianamenin 31. sayfasına, ilk iddianamedeki anılan ibareler aynen alınmıştır.

Atatürkçü Düşünce Derneği, söz konusu ithamlar üzerine, 5816 sayılı Yasa’nın 1/1. maddesi uyarınca Atatürk’e hakaret ile görevde, görevi yetkiyi kötüye kullanmak suçları nedeniyle Ankara Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.

                                                                                  ADD GENEL MERKEZİ

Cumhuriyet Savcılığına verilen Suç Duyurusu ektedir.

Devamını oku...
 
BASINA-KAMUOYUNA

Tüm şubelerimiz aşağıdaki açıklamayı yerel basın ve kamuoyuyla paylaşacaklardır.

 

BASIN AÇIKLAMASI

 

 

      Adına Ergenekon denilen operasyonun 12.dalgasının Genel Başkan Vekilimiz Sayın Prof.Dr Mustafa Yurtkuran, önceki dönem genel yönetim kurulu üyelerimiz Sn.Prof.Dr.Ferit Bernay ve Sn.Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nu hedef alması ADD Topluluğu olarak bizleri bir kere daha derinden üzmüştür.

      Ayrıca, pek çok yurtsever aydın bilim insanlarımıza uygulanan hukuk dışı işlemlerde  kastedilen bir numara Mustafa Kemal Atatürk, devrimleri, ilkeleri ve eserleridir.

     Ancak hemen belirtelim ki hiçbir işlem bizleri insanlık değerlerinin en yüce ifadesi olan Atatürkçülüğe bağlılığımızdan ve bu yoldaki kararlılığımızdan asla geri döndüremeyecektir.

      Atatürk Devrim ve İlkelerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurulmuş olan derneğimizin Kurucu Başkanı Sayın Prof. Dr. Muammer Aksoy başta olmak üzere pek çok yöneticimiz ve kurucumuz bu yolda, şehit olmuşlardır. Bugünkü Genel Başkanımız Sayın Şener Eruygur yapılan hukuk dışı uygulamalar sonucunda sağlığını kaybetmiştir. Son olarak da Genel Başkan Vekilimiz Sayın Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran gözaltına alınmıştır. Sonuçta bir numaranın, yani yüce Atatürk’ün ebedi istirahatgahında da arama yapma hayaliyle yanıp tutuşanlar bulunabilir. Onlar bilmelidirler ki kendi kinlerinin ve ihanetlerinin karanlığında boğulacaklardır.

      Besbelli ki Atatürk’ten unutulmaz bir ders almış olan karanlık küresel güçlerin intikam duyguları yeniden kabarmış bulunuyor. Sevr’i yine devreye sokmaya çalışıyorlar. Küresel egemenler, içine düştükleri ağır bunalımın bedelini ve Sevr planını işbirlikçileri eliyle ülkemizde yaşama geçirmeye çalışmaktadırlar.

      Bu durumun en son örneğini bir süre önce ülkemizi ziyaret etmiş bulunan ABD başkanı Obama sergilemiştir. Bu ziyarette Irak'ın kuzeyi, Ermenistan, Kıbrıs ve Afganistan’a asker talebi gibi dayatmalarda bulunmuştur.

      TBMM’de yaptığı konuşmayla ülkemizin iç işlerine karışan dinsel ve etnik ayrılıkları gündeme getiren konuşmalarına rağmen evrensel değerlerden olan; hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, demokratik hak ve özgürlüklerin önemi gibi konulardan tek bir söz etmemesi de düşündürücüdür.

      Bizler elbette ki hiçbir yabancının ülkemizin içişlerine karışmasını hoş göremeyiz.

      Öte yandan Avrupa Birliğinin ve ABD’nin Ergenekon davasını daha da derinleştirmesi yolundaki tavsiye ve destekleri özünde Cumhuriyetimizi hedef almaktadır.

      Azerbaycan topraklarının zalimce yöntemlerle işgal edilmiş olması binlerce Azeri’nin öldürülmesi ve yüzbinlercesinin de göçe zorlanması ve insanlık dışı koşullarda yaşamak zorunda bırakılmış olmaları Türkiye Cumhuriyeti Yurttaşlarının kabul edebileceği bir durum değildir.

      Bu operasyon dalgaları; bu ve benzeri ulusal çıkarları derinden ilgilendiren konuların göz ardı edilmesi için gündem değiştirmede kullanılmaktadır.

      Karşımıza çıkardıkları bu karanlık tabloya rağmen halkımızın demokratik gücü ve ulusal bilinci ile bu sıkıntılı günlerin aşılacağına inanıyoruz. Ulusumuz şanlı tarihine yaraşır bir kararlılıkla cumhuriyetimizi, bağımsızlığımızı korumayı her türlü demokratik yol ve yöntemleri sonuna kadar değerlendirerek ülkemizi aydınlık günlere taşımayı mutlaka başaracaktır.15.04.2009

 

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ  

GENEL YÖNETİM KURULU          

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 Sonraki > Sona Git >>


ADD Genel Merkez web sitesinin güncelleme ve teknik hizmetleri; VBT Vizyon Bilgi Teknolojileri, sunum hizmeti; KRIWEB Hosting Servisi tarafından sağlanmaktadır